Giriş
(10)

Kiracı iseniz ortalama bir evde kaç yıl oturuyorsunuz?

sonhakan
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
0
sonhakan
(04.10.26)
11. yılım bitmek üzere :d ev sahibim çıkmamı bekliyor. ben de çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum
0
art cat chocolate
(04.10.26)
ilk evime 6 sene once ciktim, acikcasi memnunum. yeni yapilmis bir binaydi, ev sahibiyle de bi muhabbetim yok; zam donemi ikimiz de makul davraniyoruz ortada bulusuyoruz.

seneye evimi alana kadar burada devam. 3 senede bir ev degistiremezdim ben ngl
0
aguen
(04.10.26)
Son yüzyılda en uzun süre oturan kimse sanırım . Ardından çıkan olaylar da daha yeni :
www.yenialanya.com
0
diyecevaplandı
(05.10.26)
saydim son 10 yilda 6 farkli evde oturmusum. daha gecen ay tasindim, bu da 7. oluyor.
0
banach
(05.10.26)
kiraci olarak ortalama 1 sene (22 ay, 2.5 ay, 24 ay, 1.5 ay)
ev sahibi olarak ortalama 3.5 sene yaklasik (53 ay, 33 ay)

cok kisa olanlar biraz ozel durumlardi, yoksa ortalama 2 sene olurdu sanirim.
-1
lemmiwinks
(05.10.26)
2023'te oturduğum evimi aldım. Ev sahibi olarak 3 sene oldu.

Ondan önce 16 senelik kiracılık hayatım var. 6 ev değiştirmişim. son 3 evimde 4'er sene kalmıştım.
0
gabe h coud
(05.10.26)
6.5 yıl aynı evde oturdum ben romanya'da.
ülke değiştirmesem hala aynı evde oturmayı düşünürdüm.
-1
rain when i die
(05.10.26)
25 senedir İstanbul' dayım. Şu anda kiracı olarak oturduğum 8. ev. Bundan bir öncekinde 12 sene oturdum, ortalamayı o yükseltmiş :)
+1
kumandanim
(05.10.26)
Öğrencilikle Ankara geldikten sonra ilk yıl yurt sonra kiraya başladım. 26 sene olmuş toplam 11 ev değişikliği. Arada 1 sene askerlik var birde.
Kısaca 24 sene—> 11 ev
Ayrıca kiraya devam
0
FT5
(05.10.26)
İlkinde 2, 10 ikincisinde sonuncu da 8yıl oturup evlendim
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
(5)

90'lilar iktidarin degistigini görür mu?

sanguine
Simdi televizyonda hatirla sevgili'yi izlerken aklima dustu. 90larda doğan nesil (1990-2000) akp'nin devrildigini görebilecek mi sizce? Şu son birkac haftadır yaşananlar ve halkin yine ayni tepkisizligini gorunce 20-25 yıldır icinde oldugumuz bu duzen hic degismeyecekmis gibi geliyor zira.
Simdi televizyonda hatirla sevgili'yi izlerken aklima dustu. 90larda doğan nesil (1990-2000) akp'nin devrildigini görebilecek mi sizce? Şu son birkac haftadır yaşananlar ve halkin yine ayni tepkisizligini gorunce 20-25 yıldır icinde oldugumuz bu duzen hic degismeyecekmis gibi geliyor zira.
0
sanguine
(01.10.26)
Tabi görecek. Erdoğan son bir dönem daha kalır. Her türlü kazanır. Kazanabileceği adaylar çıkar sadece karşısına, yoksa mapus garanti İmamoğlu gibi. Olur da kaybetseler polis, tsk, ysk, anayasa mahkemesi zaten müsade etmez. Her şey ellerinde iki gizli tanığa, siyasi yasağa bakar. Sonra bilal’e bırakır partiyi. Bilal’in ya da damatlarının hiç şansı yok, Erdoğan’ın en azından kendisine tapan %30 kitlesi var. Bunların halkta hiç karşılığı olmaz. Akpden birçok kişi de o seçimde aday olur ayrı parti kurar fena dağılırlar. Son 5 sene kaldı kurtulmaya.
+5
wertyu
(01.10.26)
elbette görecek. imparatorluklar yıkıldı, canım sovyetlerim bile dağıldı bu dandik abd uydusu ülkenin iktidarı mı değişmeyecek? ha hayat iyiye gider kötüye gider, değişim anlamlı olur anlamsız olur orasını bilemem ama bir şeyler değişecek elbet.

hayat hem kısa hem uzun... bu konuda hep çarpıcı bulduğum bir örnek var. eski sevgilimin babası 20'li yaşlarındayken yugoslavya dağılıyor. ailesinde ölenler var, kendi oğlu bombardıman sebebiyle zagreb'e yetiştiremedikleri için engelli doğuyor. şimdi demiryollarından emekli, hali vakti yerinde, iyi yaşayan bir adam. yani herif sekiz yaşında mareşal tito aslan yugoslavya tey tey dedi, gençliği iç savaşta geçti, şimdi stabil bir ülkede iyi kazanarak sakin sakin yaşıyor.

ben bizim nesil için mevcut iktidardan çok daha büyük ve geniş kapsamlı sorunlar olduğunu düşünüyorum. bunların gitmesi filan hiç mesele değil yani kimler geldi kimler geçti. giderler. o sorun değil.
+3
der meister
(01.10.26)
İktidar değişir ama düzen değişmez. Sen ülkeni değiştir. Ya da bu meseleleri dert etmeyecek kadar paran olsun.

İktidarla muhalefetle seçimle falan oyalanma. Benim kayınpeder 70 i geçti. Demirel i özal ı ecevit i erbakan ı tansu yu falan hepsini gördü. 50 yıldır iktidar değişecek diyor.

Umudum var diyor. Ben de ona umudun değil kör bi inadın var diyorum.

Kısaca kendi meseleni kendin çöz. Siyasetçiden medet umma.
+3
Lh12
(01.10.26)
iktidar değişse bile türkiyenin düzeleceğini zannetmiyorum.
o yüzden de türkiye'de değilim.
belki başka bir ülkenin pasaportunu alırsam dönebilirim sadece.
veya türkiye şansına ab'ye girerse.
+1
rain when i die
(02.10.26)
değişeceğini sanmıyorum, eğitim daha kötüleşti, eskisinden daha cahil bi kesim geliyor gotunun kılıyım diyenden bile daha yoz kesim anadoluda, istanbul yan semtlerinde aşırı çok.. eskiden millet en azından televizyonda neyin ne olduğunu görüyordu şuan sadece propoganda var kimsenin birşey gördüğü bildiği yok büyük bi kesim zaten sözcü tv gibi alternatif kanalları izlemiyor
0
eja
(02.10.26)
(6)

Yeni araba yüksek km eski araba düşük km

runaway
2010 mazda ve 2002 corolla arasında 2 kat km farkı var. İstenen fiyat aynı. Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
2010 mazda ve 2002 corolla arasında 2 kat km farkı var. İstenen fiyat aynı.

Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
0
runaway
(30.09.26)
mazda corolla'nin karsiligi degil, model ne? hangisi yuksek km'de? kmlerin kac oldugu da onemli bence, 40'a 80 ile 100'e 200 oldukca farkli mesela.
0
lemmiwinks
(30.09.26)
2002 araba da 2010 araba da alınmaz. 2002 model araca binmek manyaklık.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.26)
bahsettiğin araçlarda artık konu km değil. nasıl bakım görmüş, nerede kullanılmış bunlar daha önemli.
0
orpheus
(30.09.26)
2010 civari Mazda'lara cok guvenemiyorum, Ford ile ortak calisma sonucu uretiliyordu sanirim ama her modeli icin gecerli mi bilmiyorum. Bakimliysa falan cok sikinti olmaz belki ama genel olarak problemsizligiyle on plana cikar mi emin degilim.
0
mbond
(01.10.26)
Ben olsam 2010 sonrası parçası, ustası daha ucuz ve bol şeylere yönelirdim. Hyundai Getz gibi.
0
jackyr
(01.10.26)
2010 civarı mazdalar doğu avrupa'da hala popüler olsa da 2 seçenekten başkasına yönelmeni tavsiye ederim.

öte yandan kozmetik olarak (mesela içinde yırtık pırtık olmaması) düzgün iyi bakılmış bir yüksek kilometreli araba da alınabilir.
0
rain when i die
(01.10.26)
(10)

Arabadan Anlayanlar Bir Bakabilir mi?

koskoca kirpi
Gençler bu alınır mı? Fiyatı normal mi? https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-2023-hatasiz-boyasiz-sifirdan-farksiz-18.oookm-gsr-sert-t-tesla-1341279411/detay
Gençler bu alınır mı? Fiyatı normal mi?

www.sahibinden.com
-1
koskoca kirpi
(30.09.26)
arabadan anlamıyorum. o paraya manuel clio asla alınmamalı. eşimde 2020 clio 5 touch paket var otomatik. ona bile 1m vermem. pazarlıkla 2020 corsa elegance alınır o paraya.
0
glamdr1ng
(30.09.26)
Manuel vites , 1 motor. Satmaya karar vermediğinizde biraz geç satılır. Düşük km olması avantaj. Bunun bilincinde hareket edin. Galeriden araç almak son tercihim olurdu.
0
HellKeePer
(30.09.26)
manuel,atmosferik motor, boş paket, hatchback dar araç, bagaj hacmi düşük. km ve hasarsız olması iyi elbette ama 1 milyon verilecekse ve manuel olmaya razıysanız daha iyi seçenekler bulabilirsiniz.
+1
biravekahve
(30.09.26)
1.0 Sce motor beygiri çok düşük 65 bg motosikletten hallice. öyle uzun yol vs gitmez, hızlanmaz ve epey de yorar. şehir içi kullanacaksanız belki olabilir ama bayırda filan zorlanır. renault için 1.0 Tce, turbolu 90 bg almaya çalışmak daha mantıklı eğer kullanımınız yoğun olacaksa.
+1
awlmi
(30.09.26)
Bu paraya atmosferik alacaksan benzer km’de 1.4 Egea almanı tavsiye ederim.
0
jackyr
(30.09.26)
sce değil tceye bak. reno avantajı al satı kolay, parça ucuz. motor eski atmosferik motor sceler tutmuyor.
0
mikahakkinen
(30.09.26)
Galeriden araba alma.
Galeriden araba alma.
Galeriden araba alma.

Sce turbosuz, beygiri ve torku çok az.
Eğer clio 5 ya da 5.5 almak sana mantıklı geliyorsa manul vites + turbolu versiyonunu (tce) alabilirsin aynı paraya.

Galeriden araba alma.
Galeriden araba alma.
Galeriden araba alma.
+2
angina pektoris
(30.09.26)
yokuş kalkış desteği varmış ama yokuşta kalkmaz bu :)
0
omer460
(01.10.26)
başka bir araç bak bence de.
0
rain when i die
(01.10.26)
aynı tutara çok daha iyi arabalar bulursunuz, bu dönemde hele ki manuel e bence çok , diğer detaylara değinmiyorum bile
0
darthvader
(04.10.26)
(4)

Eski lastiklerle yola çıkmak tehlikeli mi?

runaway
lastikleri yenilemem gerekiyor ama biraz erteleyeceğim. hafif yıpranmalar var ve diş derinliği 3mm civarı. bu şekilde başıma bir şey gelir mi? yolda giderken patlamasından korkuyorum
lastikleri yenilemem gerekiyor ama biraz erteleyeceğim. hafif yıpranmalar var ve diş derinliği 3mm civarı. bu şekilde başıma bir şey gelir mi?

yolda giderken patlamasından korkuyorum
0
runaway
(30.09.26)
3 iyi aslında ve limitin üstünde ama patlama bambaşka olay. Lastikte garip bi şişik bişey var mı? Bir de yağmurda çamurda nasıl sence, o marka modele göre bile değişiyor. (tabii kaç yıllık olduğu da önemli malzeme ömrü var bir de)
0
nhk ni youkosu
(30.09.26)
lastiğin diş derinliği fren performansını yağmurlu havalarda çok etkiler. öte yandan eski bir lastikse, diş derinliği tam bile olsa sıkıntı çıkartabilir. lastiklerdeki dişlerin bir amacı da yağmur suyunu tahliye etmek. 3mm yağmurlu havada düşük performans gösterir neye göre gösterir 5 6 7 8mm diş derinliğine sahip lastiğe göre gösterir. öte yandan 3mm dişi kalmış yeni lastik ile 8 mm dişi kalmış eski lastik gözle görülür fark yaratır. eski ve sertleşmiş diş derinliği 8mm olan lastik yeni ve diş derinliği 3mm olan lastiğe göre daha kötü performans gösterir.

motorsiklet lastiklerimin hiç bir zaman diş derinliği bitmedi ama zamanı gelip eskiyince sık sık patlamay başlıyor, oradan anlıyorum artık kullanmamam gerektiğini. bu yazdıklarımı da 2007 yılından beri aynı marka model motorun 3.sünü ortalama olarak hergün kullanan birisi olarak yazıyorum.

başına bişey gelir mi gelmez mi? bilmiyorum. bildiğin üzere bunlar şans kader kısmet işi biraz da....
0
omer460
(30.09.26)
2008 model grand vitaranın orijinal lastiği takılı halde uzun yol yapıyor bizimkiler.
araba 70 binde mi ne (bridgestone).
dört çeker arabayla hız da yapmadıkları için (90-120 arası maksimum, zaten 5 vites araba çok kafa ağrıtıyor) başlarına bir şey gelmedi henüz.
benim vitaramın yaz lastikleri 2019 dotluydu ama araba 46 bindeydi (conti eco contact).
zaten yılın 4-5 ayı da 2023 dotlu kış lastikleri ile geziyordum.
arabayı satmasam en az 3 yıl daha yaz lastiklerini tutardım.

şimdiki arabamda (2019 model 77500 mil) 3 lastik 2021, biri 2023 dotlu.
aracı uzun süre kullanmam gerekirse 2-3 yıl içerisinde tüm lastikleri (bridgestone) conti all weather yapmayı düşünürüm.

not: en sık lastik değiştirdiğimiz arabada günlük 100 kilometre yapılıyordu otobanda. orijinal nct 5 eagle lastiğin bir tanesini çukura girince balon yaptım ben arabayı aldıktan 3-4 yıl sonra. tam set procontact 5 aldım. o lastikler sırasıyla bir kere yarıldı, bir kere vida ve bir kere de tavuk kemiğine maruz kaldı. sattığımızda aldığımız procontact 5'ler üstündeydi (satış 2021, kilometre 220 bin civarı. belki 100 bin aynı lastiği kullanmışızdır).
0
rain when i die
(30.09.26)
direkten döndüğüm mevzuyu anlatayım.
arabayı çok sık kullanmadığım için lastiklerin diş derinliği gayet yerindeydi ama ömrü dolmuş farkında değilim.
bir gün uzun yolda 110-120 üzerine çıktıkça direksiyon titremeye başladı. herhalde rot balans ayarı lazım diye düşündüm. neyse ki zorlamadım 100 civarında gittim.
gittiğim yerde lastiğin yan yüzeyindeki hafif yarılmaları gösterdiler. değiştirme işini erteleyeceksen bile lastikçiye kontrol ettir derim.
+1
lazpalle
(30.09.26)
(6)

Aralık ayında hangi Avrupa şehri? (Salzburg - Atina veya başka bir şehir)

put it in your appropriate place
Tarih muhtemelen 7 Aralık haftası olacak. Geçenlerde Salzburg'a diye yükseldim. Bugün de lan bir komşuya mı gidip, hal hatır sorsam, nasıl olur diye aklımdan geçtim.3 gece kalırım diye düşünüyorum. Tarih marih, kendine ait içki kültürü, dümdüz yürüsem öncelik, öyle takılsam. Başka bir şey aramıyorum
Tarih muhtemelen 7 Aralık haftası olacak. Geçenlerde Salzburg'a diye yükseldim. Bugün de lan bir komşuya mı gidip, hal hatır sorsam, nasıl olur diye aklımdan geçtim.

3 gece kalırım diye düşünüyorum. Tarih marih, kendine ait içki kültürü, dümdüz yürüsem öncelik, öyle takılsam. Başka bir şey aramıyorum. Nereye gideyim?
0
put it in your appropriate place
(29.09.26)
soguk hava sevseniz bile avusturya'yi aralik'ta tavsiye etmem. uyusursunuz. gezmek mümkün olmaz. mayis ayinda gelin salzburg'a. mis gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.09.26)
ben bu tür keyfe keder planlamaları, bir konser veya opera falan bulup, ona bağlayarak yapmayı seviyorum. aralık ortasında ben de atina ya da prag düşünüyorum. ikisinde de benzer programlar var. atina daha kolay, prag da alışveriş açısından daha zevkli geliyor. ben henüz ciddi bakmadım ama dönüş bileti fiyatları maçın sonucunu belirler diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(29.09.26)
aralikta noel pazarina gidilir. yani salzburg.
-1
Purple life
(29.09.26)
bükreş, cluj, sibiu. bükreşe ve cluja istanbuldan direkt uçuş var. timişoara tarzım değil ona da direkt uçuş var ama yazmıyorum. aralık başı buralar soğuk olabilir ama eğlencelidir. özellikle cluj ve bükreş gece hayatı hareketlidir de.
0
rain when i die
(30.09.26)
atina'yı salla
0
HellKeePer
(30.09.26)
thy güney avrupa kampanyası var, ispanya, portekiz, italya uygun biletler var.
+1
kveldulv
(30.09.26)
(26)

Yillar gecse de sizi hala cok üzen ünlü bir kisinin olümü var mi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile ama nedense hala beni etkiliyor olumu. Nihat Genc cok guzel tarif etmisti kendisini uzun boylu cok yakisikli yemyesil gozleriyle cok guzel gulen siyasi ve toplumdaki durusuyla adam gibi adamdi diye.
Sizin var mi boyle hala akliniza geldikce uzuldugunuz ünlü bir kisinin olümü?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(26.09.26)
sacma sapan bir sekilde olen unlulere daha cok uzuluyorum ben galiba: (bkz: erdal tosun).
0
baldur2
(26.09.26)
Kerim Tekin ya. Şok bi ölümdü hem genç, hem imaj değişikliği, yükselen çıta, ani olması vb vb...
0
msb
(26.09.26)
Defne Joy Foster ♥️

Bir de üzerinden yıllar geçmedi çok kısa bir zaman geçti ama Ece İrtem de var. Röportajlarından kısa kesitler izledim ve gerçekten sarılmayı çok isterdim🥺
+1
rock n roll
(26.09.26)
baldur2 söyleyince hatırladım Erdal Tosun'un ölümü gerçekten üzücüydü, saçma sapan trafik kazasıyla.

ben Chester Bennington demeye gelmiştim.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
james gandolfini. tony sopranoyu o kadar sevmiştim ki ölünce üzüldüm.
+1
mikahakkinen
(26.09.26)
yıllar yıllar önce yeni melek'te konser sırası beklerken tarık akan yanımdan yürüyüp geçmişti. adam yaşına rağmen inanılmaz etkileyiciydi; resmen ışık saçıyor gibi bişeydi.. allah rahmet eylesin.
ünlülerden çok üzüldüğüm birisi aklıma gelmedi. camia ünlüsü olarak barkın bayoğlu'na günlerce ağlamıştım. aklıma geldikçe hala içim sızlar.

edit: ronnie james dio, tr konserinden hemen önce ölmüştü. bilet elimde, çok fena içimde kalmıştı onu canlı dinleyememek.
0
lil siztah
(26.09.26)
Gökhan Semiz, Kerim Tekin, Yavuz Çetin. Ölümlerine çok üzülmüştüm hala da üzülüyorum.
0
kizil karga
(26.09.26)
Kesinlikle Müslüm Gürses.
çok değerli bir kalp, çok değerli bir ses.
0
acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
barış manço vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. harun kolçak, ajlan, ilhan şeşen, hüner coşkuner, zeki müren, banu ve akrep nalan hala şarkılarını dinlerken üzülürüm. sevdiğim sanatçılardı...
+1
exlibris
(27.09.26)
Gökhan Semiz, Müslüm Gürses, Amy Winehouse.
0
pro9it9is9
(27.09.26)
baris manco, baris akarsu, robin williams
0
antikadimag
(27.09.26)
onno tunç ve uzay heparı, ikisi de müzikal manada çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlar. bence çok erken oldu. enteresan olan bi başka şey ise bu kadar başarılı insanların birisi trafik kazasında, diğeri uçak kazasında öldü.

ikisi de şu an yaşasaydı, türk pop müziği çok farklı bir noktaya gidecekti, aynen olması gerektiği gibi. keko repler, 4 akorluk şarkılar olmayacaktı.
0
omer460
(27.09.26)
Barış manço ya üzüldüm ama öyle ağlamalı falan olmadım kimse için
0
basond
(27.09.26)
Kazım Koyuncu.
0
auroraaurora
(27.09.26)
Harun Kolçak, Barış Akarsu, Defne Joy Foster
0
mor oje
(27.09.26)
Barış Akarsu ve Kıvırcık Ali üzmüştü öğrendiğimizde.
0
biravekahve
(27.09.26)
Uzay hepari
0
cccbehzatccc
(27.09.26)
Gerçekten böyle her hafta aklıma gelen, hala podcastini dinlediğim, yaptıklarını tekrar tekrar izlediğim kişi Norm Macdonald.
0
logisticsmanager
(27.09.26)
Umberto Eco 19 şubat 2016
o günü hatırlıyorum duyduğum anda çok üzülmüştüm , kitaplarının türkçeye çevirilenlerinin çoğunu okudum . hala aklıma gelir yaşasaydı daha çok yazsaydı diye boğazım düğümlenir . kendime çok yakın hissettiğim bir insandı.
0
devilone
(28.09.26)
Beni çok üzen ölemeyişler var. Bir türlü ölmeyen, ölmeye ayak direyen, ölünce bayram edeceklerim var.
0
thracia
(28.09.26)
yerli baris manco
yabanci MJ..
ikisinde de bi gozum sulanmistir.
0
cooperr
(28.09.26)
baris akarsu
ümit yilbar
kazim koyuncu
nick drake
mustafa koc
suna kirac (ölümünden cok hastaligi)

cok üzmüyor ama ah be dedirtiyor.
-1
Purple life
(28.09.26)
mark lanegan...

en çok mark'ın ölümüne üzüldüm. chris cornell'a ve tom petty'e de üzülmüştüm ama mark aşırı koydu.

--------

ha bir de jules bianchi.

çok sağlam pilottu. leclerc falan yanında halt etmiş.

kazasını izledim.

antoine hubertin kazayı da izledim.

o da çok kötü öldü.
0
rain when i die
(29.09.26)
Emre Gönlüşen.
Çok çok üzülmüştüm.
0
kumandanim
(29.09.26)
Barış Akarsu-- hala dinleyemiyorum
Kazım koyuncu -- türküleri dinliyorum ama işte gidiyorum albumunu dinleyemiyorum.
0
kuzey li
(29.09.26)
bu arada mesela şu abilerimiz braşovlu bir senfonik metal grubu.
www.youtube.com

bunların 94'lü robert cotoros diye bir ritm gitarist / back vokali varmış (şarkı sonundaki brutal vokaller ona ait). eleman covid sebepli ölmüş.

grubun konserine gitmiştim robert öldükten çok sonra. ben normal şekilde ayrıldı zannediyordum. geçmişi inceledim ağladım.

-------

replikasın solisti gökçe akçelik'in ölümüne de çok üzüldüm.
0
rain when i die
(30.09.26)
(8)

Diyelim 10 milyon tl niz bir yıl boşta nasil değerlendirirdiniz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(24.09.26)
bir ev bir araba alırım. evim ve arabam yok. 10 milyon tl ancak piyangodan gelmiştir.
0
art cat chocolate
(24.09.26)
oturacaksam max 5-6 milyona ev, kalanı dolar altın faiz sepet.
0
yap desem yapmazsin he
(24.09.26)
Borsa dipte. Borsaya girerim. 😊
-5
gabe h coud
(24.09.26)
önce ev. o varsa gerisi kişinin risk anlayışına göre değişir.
kendi adıma üçte ikisini faize koyardım. geri kalanı ile piyasalarda işlem yapardım.
riskli enstrümanlarda işlem yapamam diyen kişi için seçenekler belli. üstte yazıldığı gibi faiz, döviz, belki kıymetli madenler.
0
lazpalle
(24.09.26)
kesinlikle ev...
hem de türkiye'de değil.
179 bin euro'ya romanya'da daire bulunur çok rahat.
0
rain when i die
(24.09.26)
6 milyon ev veya yazlık (yeni bina)
4 milyon faiz
0
HellKeePer
(25.09.26)
1 sene sonra geri mi isteyecekler? ya da bir yere ödeme mi yapılacak? 1 sene boşta ne demek açarsanız cevaplayalım :)
0
kumandanim
(25.09.26)
serbest fona girerim, swh.

1 yıl sonra bu para ödenecekse ya da gidecek yeri varsa ev, arsa almak doğru değil. yapmayınz.

bir kısmı döviz mevduat, bir kısmı tl mevduat en güvenlisi.
bir kısmı ile yabancı borsada hisse ya da enflasyonun biraz üzerinde seyreden fon.

gidecek yeri olan para ile kar yapmaya çalışmak stres kaynağı olur, o yüzden enflasyona karşı erimesin yüzde bir kaç kazandırsın bu yeter.
0
biseysorcaktim
(25.09.26)
(8)

Toyota yaris alınır mı?

runaway
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
0
runaway
(23.09.26)
alınır, tabi corollaya kıyasla çok daha ufak olacak. yaris baya minik bir araç focustan geçince alışmak zaman alabilir.
+1
orpheus
(23.09.26)
focus'ta büyük bir araba değil.
beni çeken yönü corollaya yakın sağlamlıkta ve 2.el temizini bulması daha kolay
+1
🌸runaway
(23.09.26)
kazasi yoksa bakimliysa alip 10+ sene binersin.
+1
cooperr
(23.09.26)
Alinirrr
+1
narod
(23.09.26)
paran varsa sıfır yaris cross da alabilirsin. romanya'da en çok satan sıfır arabalar arasında cluj'da. millet bolt / über bile çekiyor.
-1
rain when i die
(23.09.26)
Temizi yıllarca götürür, alınır candır. Bu arada içi de benzer sınıftaki arabalara göre çok geniş ve rahattır. Ford buna göre aşırı basık kalıyor benim tecrübelerime göre.
+1
yeninesiltupcu
(24.09.26)
autopress.com.tr

9 yıldır kullanıyorum. Taş gibi araba. Corolla neyse yaris te o. 4 kişiyiz yetiyor. Patates çuvalı taşımayacaksan bagaj da yeterli. Tatile de gittik köye de.

Gönül rahatlığıyla alabilirsin.
+1
Lh12
(24.09.26)
ford focus için aslında pke buyuk değil bagajıda yok gibi diyorsan sana yaris gelmez. hyundai accent blue'dan clio'ya geçtim bagajı yok hiç birşey sığmıyor. uzun yola hala evdeki büyük sedanla gidiyoruz.
0
kuzey li
(24.09.26)
(11)

numaralı gözlük kullananların güneş gözlüğü sorunsalı

iwillsee
naısl çözülüyor? klipsli gözlükler işlevsel mi ? marka. öneriniz var m? hem numaralı gözlük kullanıyorum hem de ışığa aşırı hassasım özellikle araç kullanırken güneş mahvediyor beni. üst üste güneş gözlüğü ve numaralı gözlük takamıyorum.. her türlü önerinize açığım (lens takamıyorum)
naısl çözülüyor? klipsli gözlükler işlevsel mi ? marka. öneriniz var m? hem numaralı gözlük kullanıyorum hem de ışığa aşırı hassasım özellikle araç kullanırken güneş mahvediyor beni. üst üste güneş gözlüğü ve numaralı gözlük takamıyorum.. her türlü önerinize açığım (lens takamıyorum)
0
iwillsee
(23.09.26)
numaralı güneş gözlüğü camları var.
+1
jelly bear
(23.09.26)
numarali gunes gozlugu cami, mumkunse zeiss.
+1
cooperr
(23.09.26)
eski erkek arkadaşım o klipslilerden kullanıyor. kapalı alana geçince güneş gözlüğü klipsini çıkarıyor ve normal şekilde kullanıyor. seviyor ve baya rahat diyor.

numaralı güneş gözlüğü benim için sıkıntı ya. çıkarmam gerekecek illaki ve o zaman göremeyeceğim diye sevmiyorum. benim gözler -5 numara. ben güneş gözlüğü kullanacaksam lens takıyorum.

bence lense alışmaya çalışın. :d
0
art cat chocolate
(23.09.26)
Gözlerim 6 numara civarı. Hayatımda hiç lens takmadım.

Bi tane numaralı normal gözlüğüm, bir tane de numaralı güneş gözlüğüm var. Değiştire değiştire takıyorum. İşe hep sırt çantasıyla gittiğim için zaten sorun yok çantaya koyuyorum gözlük kabında duruyor güneş gözlüğü, takacağım zaman yer değiştiriyorum normal gözlüğümle. Çantasız gideceğim bir yerse de tişörtümün yakasına asıyorum yine o an takmadığımı.
0
nundu
(23.09.26)
Numaralı güneş gözlüğüm var. Araba kullanırken otoparka tünele girince falan değiştirmesi zor oluyor. Ama o şekilde kullanıyorum.
+1
inheritance
(23.09.26)
Güneş gözlüğü alırken onuda numaralı camla değiştirtiyorum.
0
mikahakkinen
(23.09.26)
gözlüksüz hakikaten göremeyen eski sevgilim numaralı güneş gözlüğü kullanıyordu dışarıda yaptığı her aktivitede. buna uzun yolda araba kullanmak da dahil.
0
rain when i die
(23.09.26)
Fotokromik cam kullanıyorum,güneşte kararıyor,içerde şeffaflaşıyor.Kaliteli markalardan (hoya,seiko) yaptırmaya çalışıyorum.Avantajı tek gözlükle işi hallediyorum ama dezavantajları da var.
0
arenas
(24.09.26)
Eskiden numaralı güneş gözlüğü kullanırdım:
www.eksiduyuru.com

Son yıllarda klips kullanarak daha rahat ediyorum. Bir tane evde, birer tane arabalarda, bir tane de çantada oluyor her zaman. İhtiyaç anında geçiriyorum gözlüğe.

Tecrübelerim sonucu en kullanışlısının şu tip olduğuna karar verdim:
www.hepsiburada.com
Linkteki ürünün birebir aynısı değil benimkiler. Ben abd’de walmart’tan almıştım ucuza 5 tane. Ama klips tipi o şekil. Mandalla tutturulup yukarı kalkabilen. Renk siyah.

Şu tip yaylıları çok kullanışlı değil, hem her gözlüğe olmuyor, hem de çabuk kırılıyor tutamaçları:
www.hepsiburada.com
Bu tip olanlardan çok kırdım zamanında. Tavsiye etmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(24.09.26)
Manyetik yapışanları kullandım işe yararlar ama seçenek bulmak zor. Klipsler hem cam ile arasında boşluk bırakıyorlar hem de çok kötü görünüyorlar bence. Bu yüzden artık direk numaralı güneş gözlüğü alıyorum. Atasun veya diğer gözlükçülerde oldukça fazla seçenek var ve artık maliyetleri de geçtiğimiz senelere göre daha uygun.
0
yeninesiltupcu
(24.09.26)
9 yaşından beri gözlüklüyüm, yukarıda sayılanların hepsini kullandım. hatta gözlüğe yukarıdan mandallanıp yukarı doğru menteşeli açılıp kapananları bile kullandım.

var olan bütün teknoloji sayılmış.

numaralı renkli cam içlerinde en konforlu olanı, ama bence iki dezavantajı var. birincisi benim gibi yüksek miyopsanız illa ki iki gözlük sürekli yanınızda olacak, onu çıkar öbürünü tak, çıkar tak çıkar tak. ikincisi de istediğiniz güneş gözlüğü modelini kullanamamak. numaralı güneş gözlüğü denen şey normal optik camın bir teknoloji ile boyanması ile üretiliyor. beğendiğiniz bir çerçeveye uygun optik cam yoksa, ya da optik cam takılabilecek bir çerçeve değilse o modele elveda diyorsunuz. ayrıca güneş gözlüğü firmasının sunduğu teknolojiyi de çöpe atıyorsunuz. kendi orijinal camını çıkarıp yerine başka cam takmanız gerekiyor. model falan umurumda değil, güneşi kıssın yeter, herhangi bir çerçeve olsa da olur diyorsanız bu dezavantajı geçiniz.

ama ben konforu lenste buldum. ben de takamam diyordum, karşımda lens takan kişiyi bile görünce gözlerim akıyordu. ilk denediğimde çok zorlandım. ama taktıktan sonra alıştım. bence bir sağlık probleminiz yoksa lense alışmaya çalışın. sadece güneşte değil, denizde yüzerken falan da etrafınızı görün.
0
kibritsuyu
(24.09.26)
(10)

Kaç ay sonrası için plan yapabilirsin?

Lh12
Gelecek yaz için program yapanlar... fikirler, hayaller falan nasıl oluşuyor?27 yılının temmuz ayına tatil ayarlamak seni hayata bağlıyor mu? Yoksa gerginlik mi oluşturuyor?Seneye yazın ne var programda?
Gelecek yaz için program yapanlar... fikirler, hayaller falan nasıl oluşuyor?
27 yılının temmuz ayına tatil ayarlamak seni hayata bağlıyor mu? Yoksa gerginlik mi oluşturuyor?
Seneye yazın ne var programda?
+1
Lh12
(21.09.26)
Normalde üç ayrı tatil yaparım hemen hemen hepsi 7-8 ay öncesinden bellidir.
Gelecek sene özellikle yaz dönemi işle ilgili yoğunluğumun olacağını düşündüğüm için tek tatil planladım, gelecek sene ne olursa olsun Ayvalık film festivaline gideceğim.
İki senedir festivallerden ve filmlerden uzak kalmam beni psikolojik olarak bitirdi.

Nisan gibi de birkaç günlük küçük bir hava değişimine gideceğim onda da birçok detay belli, kalacağım yer vs. Böyle detayları son ana bırakmaktan hiç hoşlanmıyorum.

Geleceğe dair planlar yapmak bana çok iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(21.09.26)
Çocuğun olduğu dünyada kafana göre tatil planlayamıyorsun. O yüzden okul tatillerine göre plan yapmak mantıklı oluyor.
Detaylı tatil planı olmasa da önümüzdeki 3-4 sene için büyük tatillerin bütçesi zamanı belli oluyor.
+1
archmage mahmut
(21.09.26)
iş hayatımdan dolayı tatillerimi en fazla 10 gün öncesinden planlayabiliyorum. seneye olan tatili planlamak nasıl rahatlıktır yaşamak isterdim.
+1
gercekdunya
(21.09.26)
Çalışmaya başladığımdan beri her yaz farklı bir belirsizlik olduğu için 5 senedir hiç planlı bir yaz tatiline çıkamadım. İki hafta sonra eşimle ilk tatilimize çıkıyoruz (evlendikten sonra balayı tatili bile yapamamıştık neredeyse tam 1 sene sonra balayı yapmış olacağız :D). Tatili de ağustos sonu eylül başı gibi ayarladık. Şöyle aylar öncesinden biletler, oteller alınıp ayarlanmış tatil konseptine ben de çok özeniyorum ama. Seneyeden itibaren daha stabil olacak diye umuyorum bakalım
+1
nundu
(21.09.26)
bir hafta da değişen gündem,
başka ülkelerde 10 sene falan oluyor heral.

1 haftalik plan benim için gayet uzun.
0
designer
(21.09.26)
bir haftadan uzun plan yapmam. tatil yapmam. tatil icin plan hic yapmam. evet, ot gibi yasayan arkadas benim.
0
banach
(21.09.26)
işim gereği uzun vadeli planlar yapmıyorum. geçmişte, önceden tatil planı yapıp para falan ödüyordum ama iki kere gidemedim ve param yandı. kaldı ki otel tatili zaten sevmiyorum.

bu hafta tatile gitmeye karar veriyorum. bir yer bulamazsam, 3-4 farklı yazlık alternatifim var. en kötü onlardan birine gidiyorum.
0
co2s2
(22.09.26)
geçen sene ağustos / eylülde 2026 nisandan temmuza kadar planlar yapmıştım.
elimde patladı.
para bile kaybettim.
artık 1 ay kalaya kadar plan yapmam asla.
0
rain when i die
(22.09.26)
Bu Mayıs'ta Japonya'ya gittim, planını geçen sene Eylül Ekim gibi yapmıştım. Seneye Mart'ta tekrar gidicem, planını şimdiden yaptım.
0
inheritance
(23.09.26)
- Ne olduğuna bağlı aslında. Yapmak istediğim bir şeyse, elimi kolumu bağlatmayacak şekilde bir zaman çizelgesi oluştururum.

- Yaz değilde; Mayıs ayında iki gezi rotamdan birini düşünüyorum. Çok erken ve imkanlarımın olması nedeniyle netleştirmedim ama yüzeysel olarak belli. Endülüs gezisi ile Baltık gezisi. Belki sürpriz bir alternatif çıkarsa, değerlendirilirim.

- Bir keresinde bir etkinliği 5-6 ay sonrasına planlanmıştım ve uyguladım. Müthişti.

Uzun zamandır yapmak istediğim Bungee Jumping'i 2024 senesinde bir gezimde niyetlenmiştim ama gezi planına yerleştiremedim. Dedim dönünce bakacağım.

2024 senesinin Kasım ayında başladım araştırmaya; Nerede yapılır, ne zaman yapılır, tarih aralığı nedir, nasıl giderim, nasıl dönerim, kaç para lazım? Mayıs 2025'te, Interlaken İsviçre'de yapacağım. Vizem yok. Ocak 2025'te Malta'dan vize başvurusu yaptım. 1 sene verdiler. Mart sonu Malta'ya gittim, geldim.

14 Mayıs gününe rezervasyonu oluşturdum. Bir süre sonrada oteli ayarladım. Bir süre sonrada Zürih - Interlaken gidiş dönüş tren biletlerini ayarladım. Bir süre sonra 13 Mayıs'da gittim, 14 Mayıs'da Bungee Jumping yaptım, 15 Mayıs'da döndüm.
0
put it in your appropriate place
(23.09.26)
(8)

ekim sonu nereye gidilir?

matilda
selamlar, izmir'den yeni geldik efes'i gezdik, şirince'yi gezdik. harikaydı. şimdi ekim'de 29 ekimi de bağlayıp 4 gün daha kaçalım diyoruz. izmir'e gidilir mi yine? arabamız yok ama benim şahsen böyle alsancak, kordon falan izmir'i gezesim geldi çok beğendim ilk kez gitmiştim. seferihisar'ı falan da
selamlar,
izmir'den yeni geldik efes'i gezdik, şirince'yi gezdik. harikaydı.
şimdi ekim'de 29 ekimi de bağlayıp 4 gün daha kaçalım diyoruz.
izmir'e gidilir mi yine? arabamız yok ama benim şahsen böyle alsancak, kordon falan izmir'i gezesim geldi çok beğendim ilk kez gitmiştim. seferihisar'ı falan da görmek isterim.
bunun dışında şart değil ama denize de girebileceğimiz ama arabasız da toplu taşıma, taksi falan ulaşabileceğimiz neresi olabilir yurtiçinde?
+1
matilda
(21.09.26)
izmir'e gitmek isterseniz toplu taşıma ile denize girebileceğiniz ücretsiz plajlar çok kolay
aliağa , yeni foça , eski foça , çeşme ,urla olabilir .
ekim sonu serin olabilir diye düşünürsek fethiye'ye gidebilirsiniz . yine minibüs ile ölüdeniz'de ya da çalış plajında yüzebilirsiniz . oralarda deniz daha sıcak
0
devilone
(21.09.26)
Deniz için Antalya.
0
kumandanim
(21.09.26)
ekimde izmir tarafları keyifsiz olabilir. antalya ya da mersin düşünmeniz gerekir.
+1
co2s2
(21.09.26)
Denizse antalya.
0
mikahakkinen
(21.09.26)
29 ekimde kaş baya canlı oluyor.
0
awlmi
(21.09.26)
Kordon alsancak falan gezerseniz İzmir den kaçmak isteyebilirsiniz.
+2
benaslindayohum
(21.09.26)
28 ekim 2013'te ılıcada denize girmiştim ben akşam 7'de.
denenebilir.
ulaşılabilir deniz için de arabam yok demişsiniz antalya'ya gidin.
0
rain when i die
(21.09.26)
29 ekim sonrasi ceket,montlar kulanilmaya başlar egede.
0
designer
(22.09.26)
(4)

Araba 1 milyon km oldu ve sayaç durdu

substituent
Selamlar, sayaç 999 999’da kaldı, ilerlemiyor daha. Ne yapmamız lazım? Normalde çok umurumda değil ama muayenede falan sorun çıkarır mı?https://imgur.com/a/LKCgrCQ (Elimde 9x6 videosu var ondan ekran görüntüsü almaya üşendiğim için -5 lisini koyuyorum)
Selamlar, sayaç 999 999’da kaldı, ilerlemiyor daha. Ne yapmamız lazım? Normalde çok umurumda değil ama muayenede falan sorun çıkarır mı?

imgur.com (Elimde 9x6 videosu var ondan ekran görüntüsü almaya üşendiğim için -5 lisini koyuyorum)
+1
substituent
(20.09.26)
Bir şey olmaz. Sanayide bir ustaya gidip cihazla sıfırlayabilirsin. Araç ne Sandero mu, duster mı?
0
jackyr
(20.09.26)
normal yol bilgisayarından saymaya devam ettir. belki herhangi bir arıza teşhis cihazı arabanın diğer modüllerinden km okuyabilir. bunu da dene.
0
rain when i die
(20.09.26)
@jackyr

Logan Mcv 2014. 920k da motor değişti tabii.
+5
🌸substituent
(21.09.26)
Harika olay. Çok seviyorum böyle yüksek km araçları görünce. 1.5 dci sanırım. Kazasız belasız kullanın. Taksi ya da taksi çıkmasıdır herhalde.
+2
jackyr
(21.09.26)
(14)

100 bin km'de 2012 Golf 6’ya 250 Bin TL Bakım Masrafı Yapmak Mantıklı mı?

mahmuttt
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.

Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı temizlik ve bazı küçük eksikler yapılıyor. Toplam **250 bin TL** fiyat çıktı.

Sizce bu yaşta ve değerde bir araca 250 bin TL harcamak, 10 yıl daha kullanacağımız düşünülürse mantıklı mı yoksa gereksiz israf mı?

Ayrıca bu işlemleri yetkili serviste yaptırmak yerine sanayide ve başka bir özel serviste yaptırsam çok daha mı mantıklı olurdu? Siz olsanız ne yapardınız?
0
mahmuttt
(14.09.26)
ben olsam dışarıda yaptırırdım. dışarıda çok iyi vag grubu ustaları var. bir de işçilik ve malzeme ücreti fiyatlarını yazarsanız daha detaylı cevaplar gelecektir. sandık motor alıp koysak bu kadar masraf çıkmaz(gti ve R hariç).
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
ben olsam özel serviste yaptırırdım. güvenilir bir usta bulup. çok çok daha ucuza gelir bu rakam. ankaradaysanız rakam almak için bir ustaya yönlendirebilirim.

ek olarak kesinlikle kullanırdım 10 sene daha
+1
kablelvuku
(14.09.26)
Kullanma niyetiniz varsa bakimini yaptirmakta bir sikinti yok ama yetkili servis takintiniz yoksa yetkili servis olmasa da biraz eli yuzu duzgun yerde ayni islemleri yaptirsaniz daha iyi olmaz mi? Yazdiginiz listede, bilgim yok ama belki su pompasi degisimi biraz cetrefilli olabilir, gerisi iscilik anlaminda cok birsey degildir.
0
mbond
(14.09.26)
saydıklarınız için bu rakam aşırı fazla.
dışarıda çok uyguna yapılır, sadece usta seçerken dikkat edilmesi gerekir.
+1
duyuruuser
(14.09.26)
nasıl 250 bin oluyor bir yanlışlık olmalı. usta'nın pavyon masrafıda içinde herhalde. 2012 model araç şu an 14 yaşında 10 sene sonra 24 yaşında bir hurda olacak. emin misiniz 10 sene daha kullanacağınıza?
0
xu
(14.09.26)
muhtemelen yürüyende bir çok şeyi değiştirecekler, devirdaim , 4 disk 4 balata değişecek, triger değişimi de olabilir. fiyat 250 bin şu yaştaki araba için çok olsa bile orjinal parça ve yetkili servis fiyatlarını göz önünde bulundurunca yüksek değil. malum orjinal serviste herşey 2 3 katı.
0
omer460
(14.09.26)
Mantıksız . Çok para bu. Üstüne 100bin TL koyduğunda yine idare edecek seviyede başka bir araç alınabilir.

Dışarıda yaptırın ama kendi paraya satmamış namuslu usta bulun bu işleri iyi bilen tanıdık aracılığıyla.
0
diyecevaplandı
(14.09.26)
arabanın piyasa değeri ne kadar? bence çok fazla. sanayide lastikler hariç 30-40k bile tutmaz bunlar.
0
scudman1
(14.09.26)
Ağır bakımdan kasıt triger kayışı değişimi diye tahmin ediyorum. Su pompası değişimi de beraberinde yapılıyor genelde, onu da yazmışsınız.

Bu ikisi dışındakiler sanayide çok daha ucuza yaptırılabilecek basit şeyler. Triger de dışarıda değişir ama güvenmiyorsanız bir tek bunu yetkili serviste yaptırıp diğerlerini sanayide yaptırabilirsiniz.
0
burfak
(14.09.26)
Bakım yapılmasına yapılmalı da, servisin 250 bin çıkardığı yerde, sanayide en fazla yarı fiyatına yaparsın. Fiyat çok uçuk geldi bana.
Wv servisinden ayrılıp kendi tamirhanesini kuran iyi bir usta bulursan en kralını çok daha ucuza yaparsın. Ben olsam öyle yaparım, ki ayda 5 bin km yapan biri olarak öyle yaptırıyorum.
0
etna
(14.09.26)
Ben 10 sene daha kullanmam, satarim oncelikle onu soyliyeyim. Hele otomatikse hic dusunmem.
Fakat siz kullanma taraftariysaniz, 10 senelik arabayi yetkili servise goturmenin hic bir mantigi yok. Yetkili servise, garanti kapsaminda ya da iyi niyet garantisini devam ettirmek isteyen araba gider. Bence tabi.
Guvenilir bir usta ve orjinal parcalarla yola devam ederdim kullanacak olsam.
0
narod
(14.09.26)
2012 passat'ım vardı, ilk sahibiydim. Dsg'den ötürü tonla uğraştırmıştı, halletmiştik şanzıman problemlerini (aşamalı olarak kavrama, volan, mekatronik değişti zamanla) Onun dışında problemi yoktu.

Km'si de sizinki kadar olmasa da düşüktü. 135bin. Geçen yıl, dediğinizi yaptım. O zamanın parasıyla 150 bin liradan fazla masraf ettim. Doğuş'ta enjektör, triger, devridaim, klima motoru, akü, şarj dinamosu vs. şimdi hatırlamadığım baya bir şeyi değişti. Ama arabanın neresini toplasak başka yeri gidiyordu. Ustalar "hocam, alman arabalarında belli bir yaştan sonra doğal. Sanayiyi sever alman arabaları" dediler

Bakın bu araba sıfır alınmış, tek sahipli, hor kullanılmamış, kazasız, kapalı garaj arabası. Süreç bıktırınca beni, hazır sıfırlamışken ve sorunsuz kullanılabiliyorken satayım dedim. Sattım. Alan kişi şehrine dönerken, yolda daha önce arıza vermediği bir sebeple arızalanmış. Etik olarak sorumlu hissettim. Halbuki gizlediğim bir ayıbı da yoktu. Adamın 28bin tl tamir masrafını ödedim ve aracı geri almayı teklif ettim. Teşekkür edip reddetti. Dedim bir daha arıza çıkarırsa bana haber verme, üzülmeyeyim. Helalleşip vedalaştık.

Yaptığım en doğru şeydi satmak.

Vag grubu araçlarınızı belli bir yaştan sonra tutmak çok mantıksız. Her gün başka yeri patlıyor.

Ekleme:
Şayet çok namuslu, dürüst, becerikli ve uygun fiyatlı tanıdık/akraba vs. bir ustanız varsa ve bazı ufak tefek aksaklıkları da problem etmeyecekseniz vw kullanmaya devam edilebilir. Ben şu kadarını söyleyeyim:

-Bu yaptıracağınız komple bakım aracı sıfırlamayacak. Araç diğer yerlerinden ama küçük ama büyük yeni problemler çıkarmaya daha sık bir şekilde devam edecek. Yetkili servis tüm indirimlere ve garanti vermelerine rağmen kazık gelecek. Ustalarla dost olacaksınız...

Benim sattığım insanlar sanayi esnafıydı. Onlar için çok mantıklı oldu. Kelepir fiyata hasarsız, diri ve konforlu bir passatları oldu.
+2
yadigar
(14.09.26)
doğru düzgün özel serviste tüm eksiklerini giderin.
not: 2005 model golf 5 kullandım 2023'te.
1.6 atmosferikti araba.
otobanda sıkıntısızca 160'la gidebilmişti.
ben de şaşırdım.
golf 5, 6, 7, bu yaştaki golf'ler romanya'da çatır çatır gidiyor ve insanlar at niyetine biniyor.
0
rain when i die
(14.09.26)
çıkan masraf bahsedilen işler için 5 kat kadar fazla. bir gariplik var.
0
orpheus
(15.09.26)
(23)

manzarali ev mi buyuk ev mi

antikadimag
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. d
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. digerinin yatak odasi iceride.

dag ve deniz manzarasi icin daha kucuk evde yasanir mi? ne dersiniz? boydan boya cam ve deniz manzarasi var oldukca guzel. fiyatlar ayni.
-1
antikadimag
(07.09.26)
Benim için manzaralı ev. Baktıkça içimi daraltan ev büyük olsa ne yazar.
+3
Amaranta ursula
(07.09.26)
Hiç manzaralı evde yaşamadım. Bi yaşayıp görmek için onu seçerdim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(07.09.26)
ikiside problemli bence. manzarali olanda yatak odasinda cam olmamasi buyuk handikap. oburunun de baska binaya bakmasi sikinti.
ikisini de almam, beklerim.
buyuk binalar ise yakin zamanda baskalari da mutlaka satisa cikacaktir.
+1
cooperr
(07.09.26)
kiralik evler @cooper. zaten ikisini de tasiyan evler var ama bu sefer de cok pahali oluyor. bina zaten sehrin tam merkezinde luks ve yeni bir rezidans. ama butceme gore ya kucuk ya da manzarasiz kiralamak durumundayim.
0
🌸antikadimag
(07.09.26)
building code’a göre ABD’de yatak odalarinda disariya acilan bir pencere bulunmak zorunda. bu kucuk daire studyo mu? Ya da odanin kapisi yok mu? Planda ne diye geciyor?

Onun disinda kisa bir sureligine kirada oturacaksam ve layout beni cok etkilemeyecekse manzarayi secebilirim. yillar once manzarali bir dairede yasadim ve gercekten her gundogumu sihirliydi. hala arada dusunurum.
+1
eileengray
(07.09.26)
kiraliksa o zaman manzarali olan.
0
cooperr
(07.09.26)
@eileen, open bedroom diye geciyor ve oda bir paravanla koridordan ayriliyor. studyo ile 1 bedroom arasinda bir konsept. amac yatak odasini oturma odasindan ayirmak.
0
🌸antikadimag
(08.09.26)
tahmin ettim. o tip dairelerde genelde closet space sorun oluyor. eger yeterli closet alani varsa tutulur. bence buyukluk haricinde closet space olarak da karsilastir.
0
eileengray
(08.09.26)
Camiye veya kiliseye gercekten o kadar yakinsa hicbiri.

Manzaraya insan doyuyor ya da alisiyor. O yüzden daha kullanışlı olani secerdim ben.
-1
Purple life
(08.09.26)
büyük ev çünkü büyük manzaralı evi olanlar manzaraya vakit ayıramıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
manzarası olan evde uzun süreler yaşadım.
layout'u düzgün olan evi tercih ederim.
+1
rain when i die
(08.09.26)
Bu ikisi arasında büyük olan ev. Yatak odasının camı olmaması ne demek?
0
etna
(08.09.26)
her sekilde manzarali ev.
önceki evimizin harika bir manzarasi vardi. öyle mimari ya da agac magac olarak falan degil ama önü cok acikti ve muazzam güzel günbatimlari izlerdik. telefonum, orada yasadigimiz 3.5 sene boyunca neredeyse her gün cektigim günbatimi fotolariyla dolu. o evden cok kücük oldugu icin ciktik. 60 m2'ydi ve sahiden artik yetmiyordu.
yeni eve gecerken hem büyük hem manzarali olsun istemistim. istedigim de oldu, simdi de harika bir dag ve orman manzaramiz var ama o ilk evimizdeki gün batimlari inanilmaz büyülüydü. 4 sene aradan sonra bile aklima geliyor. filtresiz, photoshop'suz, alt kismini kesip gönderebilirim bunu, her aksamüstü böyleydi: ibb.co ve hayir, alismiyorsunuz. ben alismadim yani, her gün ayni heyecanla izliyordum. su an yasadigimiz yerde daglar gökyüzünü biraz sikistiriyor, o sebeple eskisi gibi acik alandan göremiyoruz artik günbatimlarini. os ebeple hele önü de aciksa bence manzaraliya gecin. büyük evde her zaman oturulur ki bunun da kibrit kutusu kadar olmadigina eminim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
manzara ilk girdiğiniz zamanlarda önemli. daha sonraları belki 6-7 ay o manzaraya dönüp bakmayacaksınız bile. haa misafirer için iyi bak. onlar bayılıyor ilk defa gördükleri için. bu arada %20 de pek önemli bir fark değilmiş yani. sayın alacaksanız küçük de olsa olsa manza kirada oturacaksanız diğeri.
0
ground
(08.09.26)
ev ferah olcak seni darlamıcak.
0
mikahakkinen
(08.09.26)
Kiralıksa ucuz olanı seçerim, satın alıncaksa büyük olanı.
0
ezkaza
(08.09.26)
kısa bir süre oturacaksanız manzaralı ev

uzun süre oturacaksanız gelecekteki planlarınızı da içine katarak düşünmenizi tavsiye ederim. örneğin bir çalışma masası, çocuk odası, hobi köşesi gibi şeyleri düşünerek manzaralı eve sığıyorsanız yine manzaralı ev. ama sığmıyorsanız yeri geliyor 3-5 metrekare bile insanın ihtiyacını çok iyi gideriyor.
0
bravoteam
(08.09.26)
camsız oda olmaz. manzara güzel bir artıdır ama evin içinin kullanışlı olması temel şeydir.
0
co2s2
(08.09.26)
Manzaraya kısa sürede alışınır / doyulur bence.

Çok misafirim geliyorsa, manzaraya karşı kahvaltı, çay kahve içme vakitleri olacaksa belki...

Ama onun dışında evin kullanışlılığı ve ferahlığına doyulmaz, aksine alışınır ve aranır. Şahsi fikrimdir.
0
ananiyimioguz
(08.09.26)
80 m2'den 60 m2 eve geçtim kısa zaman önce. Evin en sevdiğim yanı iki balkonum. Çayımı kahvemi alıp orman manzarasını seyretmeyi ve gökyüzüne bakmayı çok seviyorum. Uzun yıllardan beri ilk defa sadece apartman manzarası olmayan bir eve taşındığım için memnunum. Daha kullanışlı bir evi tercih ederdim tabii, ama bütçem dahilinde doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
manzaralı evde yaşadım, ve kesinlikle geniş ev tercih ederim.

en fazla 2-3 hafta sonra gözünüz manzaraya alışıyor, ancak bi misafir geldiğinde hatırlıyorsunuz. istanbul'da köprülerden geçerken kimsenin manzaraya bakmaması en iyi örneği bence.
+1
duyuruuser
(08.09.26)
senelerce istanbul şartlarında, muazzam bir manzara ile yaşadım. boğaz manzarası değildi ama istanbul'da bulunabilecek en iyi manzara idi.
inanın bir yerden sonra manzara bir şey ifade etmiyor ve evin ne kadar kullanışlı olduğu daha öne çıkıyor. bazı günler eve gelince o manzarayı görmüyorsun bile.
0
stay with me
(09.09.26)
Manzaralıyı tercih ederdim
0
gadlemler
(09.09.26)
(10)

Dünyada Beyaz Yaka Olmak

cilekli pasta
Dünyada tanınan bilinen bir Türk firmasında çalışıyorum. Her günümüz ayrı kaos. Herkesin acelesi var. IT tarafında mühendisim işleri yetiştirmek için günde 12 saat bazen daha fazla çalışıyorum. Keza gece desteklerimiz de oluyor mecbur uykumdan feragat ediyorum. 11 yıldır aralıksız çalışıyorum tükenm
Dünyada tanınan bilinen bir Türk firmasında çalışıyorum. Her günümüz ayrı kaos. Herkesin acelesi var. IT tarafında mühendisim işleri yetiştirmek için günde 12 saat bazen daha fazla çalışıyorum. Keza gece desteklerimiz de oluyor mecbur uykumdan feragat ediyorum. 11 yıldır aralıksız çalışıyorum tükenmiş hissetmeye başladım artık zorla çalışıyormuş gibiyim.

Aramızda avrupada amerikada çalışan çalışmış kişiler var onların yorumunu merak ediyorum.
O kadar güzel yan haklarımız var mesela kafamı kaşıyacak vaktim yok benim ne maaşın ne olanakların tekinin sefasını süremiyorum ne ben ne ekip arkadaşlarım. Spor salonuna oryantasyondan sonra hiç girmedim mesela akşam eve kendimi zor atıyorum çünkü.
SAP, Shell, Airbus, DHL vb. büyük güzel maaş veren yerler oralarda da öyle mi? Kazanıyorsan hayatını böyle işe adamak zorunda mısın bildiğiniz somut örnekler var mı merak ediyorum.

Ek: Son bir buçuk senedir bu firmada çalışıyorum 12 saatleri burada gördüm ama önceki işlerim de hiç soft değildi. It sektöründe insanların gece gündüz kullandığı ürünler var. Bir hastaneye gece Mr çekimindeki uygulamaya dursun sabah bakarım veya gece maaş yatmıyor yarına kalsın yada uçak kalkmıyor yarın kalkar diyemeyeceğimiz durumları tetikleyen şeyler oluyor geceye alıştım ama bu tempoyu artık yaşım kaldırmıyor galiba.

Teşekkürler
-1
cilekli pasta
(07.09.26)
35 yaşına kadar 200K$ elde et. Anadan babadan kalanları üzerine ekle. Sonra pasif gelirle Asyada sürt. Ben öyle yaptım. Önceki 20 yıl boyunca köleydim. Hedefine ulaştıktan sonra önceki hayatında çektiklerinin hiçbir önemi yok. Aksine, farkındalık yaratıyor.
-5
plastic_angel
(07.09.26)
15 senedir yurtdisinda beyaz yaka olarak tirmaliyorum. 5-6 sirket degistirdim.
1000+ calisanli sirketlerde calistim. 10-20k calisanli sirketlerde calisan arkadaslar var.
haftada 40 saat ustu calistigim azdir, 45-46 saat yaptigim zamanalar oldu ama nadir.
hayatini ise adamak diye birsey yok, oyle birseye gerek de yok.
11 senedir ayni firmadaysan, o buyuk sikinti. 3-4 senede bir sirket degistirip farkli seyler gormek lazim.
0
cooperr
(07.09.26)
Fransa.
Amerikan korporayşın. 100 bin kişi.
Ben misal çok çalışıyorum ama bu başka organizasyonda bu kadar çalışmayan da var. Ama bu son 1.5 senedir falan böyle global reorganizasyon sebebiyle. Eskiden çok daha normal saatlerde çalışıyordum. Şimdi yeni bir rol görüşmesine girdim, o olursa kısmetse daha insani saatlerde çalışırım.
Airbus'ta tanıdığım var, oldukça memnunlar. Tahminen organizasyona göre değişebilir, çok büyük şirketlerde herkesin iş hayatı aynı değil.

Hayatını ise adamak zorunda olmasan da benden yaşlı kişilerden hep şunu duydum; senin yaşında çocuk yokken falan biz de çok çalışıyorduk da çocuk olduktan sonra aileyle vakit geçirmenin önemini gördük. Şimdi çocuk yokken çalış ama kendine dikkat et. Sana bir şey olursa şirket geçmişte ne kadar çok çalıştın demez (product line manager ve ik müdüründen aynı şeyleri dinledim). Anladığım herkes belli dönem çok çalışıyor ama hayatta işten önemli şeyler ortaya çıkınca "eh ben artık bu seviyeye geldim, normale dönüyorum" diyor.

Açıkçası bir noktada gerçekten düşünmek gerekiyor. Kendimizi bu kadar da zorlamak zorunda değiliz kesinlikle. Misal benim Amerikalı arkadaşlar çok daha net saatlerde çalışıyorlar ama misal Amerika'da düz operasyonda çalışan ekibin tuvalet süreleri bile takip ediliyordu hiç unutmam. Hatta müdürleri herkes mesai yapıyor, sen niye yapmıyorsun falan diyordu 45 saat çalışan adama. Aynı ülke, aynı şirket, apayrı hayatlar.
+1
logisticsmanager
(07.09.26)
degisiyor. amerika'dayim. buyuk tech sirketlerinde calistim hep. 4 sene once falan herkes yatis modundaydi. simdi her yerde isten cikarmalar var ve isten cikarmalardan sonra scope azalmiyor. ayni isleri daha az kisi takip ediyor. herkes yogun. bir onceki takimda 10-12 saat calisiyordum gunde. simdi takim degistirdim ama burasi da cok rahat degil gibi.

benim sinirimi bozan bu yogunlugun yoneticilerin beceriksizliginden kaynaklanmasi. daha mesgul olunca daha cok ve iyi is cikarmis olmuyorsun. aptal herifler yonetemiyor ve sen asagida debeleniyorsun. debelenmezsen iyi kole olmamis oluyorsun. iyi yonetici buldun mu kacirma.
+1
antikadimag
(07.09.26)
Almanya.

Cogu zaman günde 3-4 saat calisiyorum ya da calismiyorum. Flexible saatler. 2de cikip 6da geri dönüp 8e kadar tekrar calisabilirim. Haftasonu calisma yok.

Bazi günler cok calistigim oluyor ama ayda 3-5 gün.

Work life balance icin en iyi ülke almanya, iskandinavya falan oralardir.
Isvicre de mesela zorlar. Calisani kovmak cok kolay. Gittigin ülkeye göre degisiyor yani.

Ama ben de su an rahatim. Almanyaya ilk geldigimde günde 10 saat calisiyordum. Hem dili hem isi ögrenebilmek icin.
-1
Purple life
(07.09.26)
Dünya'da taninan bilinen bir Alman sirketinin Almanya'daki genel merkezinde IT departmaninda calisiyorum.

Almanya'da beyaz yaka maaslari bence dusuk. Bahsettigin sirketler ayarinda buyuk ve tanindan bir sirkette olmama ragmen ben de kendi maasimi begenmiyorum ve potansiyelimin altinda kazandigimi dusunuyorum.

Onceden haftada 40 saat calisiyorduk, ama gecen yil ekonomik zorluklardan dolayi herkesin calisma saatini haftalik 35 saate düsürdüler. Cok mesai yapma baskisi yok, ama diyelim ki yaptin calistigin ekstra her saat kaydediliyor ve daha sonra o kadar saat kadar calismayabilirsin. ya da biriktirip bir iki gun tatil olarak kullanabiliyorsun.

Ben de daha cok calisacak olsam bile daha fazla para kazanabilecegim bir yere gecmeyi dusunuyorum arada sirada.
0
king lizard
(07.09.26)
orta sınıf safsatası soğuk savaş döneminde batıyı komünizme kaptırmamak için uydurulmuş bir hikayeydi. artık komünizm/sosyalizm yok, çok daha özgür ve güzel bir dünyada yaşıyoruz (!). haliyle sermaye sahiplerinin bizim çıkarımızı düşünmek için sebebi yok. türkiye'deki kriz ortamı, mülteci krizi, avrupa ve abd'de bile enflasyondan şikayet edilmesi, işsizliğin artması vs... bunlar temelde kriz bile sayılmaz, hepsi bilinçli olarak yapılan şeyler. kriz sadece EŞEK GİBİ OKUYUP/ÇALIŞIP insanca yaşamaya çalışan İŞÇİ için var.

kişisel olarak "neyi farklı yapabilirdim?" sorusu sorulabilir elbette. kendi kariyerin nereye gider/gidebilir, aynı seviyedeki diğer insanlara kıyasla ne kadar kazanıyorsun, nasıl yaşıyorsun vs... bunlar elbette düşünülecek. "sistem bozuk" deyip her şeyi bırakalım, köprü altlarına çökelim, içelim uyuşturucuya düşelim demiyorum.

amma isteyen edgy bulsun, isteyen ergen desin ben şu an içinde yaşadığımız düzeni akıl hastalığından farksız görüyorum. 3-5 it daha zengin olacak diye "belki 50 yaşından sonra rahat ederim" diye kendimi paralamak niyetim yok. çalışanın karşılığını aldığı bir zamanda yaşamıyoruz zaten. al bak koca bir ülke sabahtan akşama çalışıyor, kaç tanesi zengin? sabahtan akşama yük taşıyan veya fabrikada çalışan adam tembel mi de geleceği yok?

biz boomer'lar gibi savaş sonrası bolluk yaşanan, okuma yazma bilenin memur olabildiği zamanlarda yaşamıyoruz. üç tane iş için üç bin kişi birbiriyle dövüşüyor, girenin de kazandığı hayatta kalmaya yetiyor. çok çalıştım kazandım vs. diyenler toplumun anca yüzde 3'ü 5'i filandır.

o yüzden kendine de çok yüklenme bence. BAZI İNSANLAR sorunlu olabilir. sorunun BİR KISMI bireylerde olabilir. ama içinde bulunduğumuz düzenin kendisi adil veya çalışmayı ödüllendiren bir sistem değil yani zaten, demek istediğim o. bak günde yoluyla beraber belki 10 saat AYAKTA ÇALIŞAN insanlar "geçinemiyoruz" diyor, aldıkları cevap "daha iyi iş bul" oluyor. böyle aşağılık bir algı, böyle aşağılık bir sistem işte. olm hayırdır ya, öyle veya böyle GÜNÜNÜN 10 SAATİNİ HERHANGİ BİR İŞE VEREN insanın kirayı zor çıkarabilmesi nasıl normalleştirilebilir? bu nasıl bir akıl hastalığı, bu nasıl bir köpeklik? sorun bu insanlar mı, sen misin ben miyim yoksa bir türlü doyuramadığımız açgözlü *rospu çocuğu sermaye sahipleri mi?

yani bak etrafına mesela kaç tane çalışan halinden memnun ki? koca bir ülkede çalışan nüfusun yüzde 60-70'i tembel veya aptal olabilir mi? bu bir sistem sorunudur. biz az çalıştığımız, dangalak olduğumuz için zorlanmıyoruz. çok çalışkan, çok zeki adamlardan bazıları aradan sıyrılıyor. 100 kişiden 2-3 tane zengin çıkıyor, bunu bize başarı hikayesi olarak pazarlıyorlar. o arada belki temel imkanlara sahip olsa bilim insnaı, doktor olabilecek kişiler aç karnını doyurma derdi yüzünden hiçbir yere gelemiyor. onu gören yok. halk bunun bilincine varsa zaten ayaklanır çünkü.

kusura bakma çok dağınık oldu ama meramımı anlatabilmişimdir umarım. büyük firmada çalışıyorsun, günde 11-12 saat iş yapıyorsun, sürekli sinir stres... ve kendin diyorsun işte ne yani karşılığı? bu sen tembel, beceriksiz, yetersiz olduğundan mı? eminim değil. mutlu olabilmek, rahat yaşayabilmek, iyi hissedebilmek için DAHA NE KADAR çalışman gerekir mesela? sorun sen misin? bence değilsin.

velhasıl dünyada para için çalışması gereken hiçbir insan için iyi bir zamanda değiliz. hiçbir zaman çok iyi değildi zaten bence de daha iyi olduğu dönemler muhakkak vardı.
+2
der meister
(08.09.26)
en kötü işi işsizliğe tercih ederim.
1 sene askerlik
2 yıl türkiye
6 yıl romanya iş tecrübem var
2026 ocaktan beri işsizim.
bu arada romanya'da insanlar yatıyor hakikaten.
mobbinge ses çıkarmazsan, sadece işini yaparsan, yönetimi yalarsan, sessiz biri olursan, sabah 9 akşam 5 çalışmış gibi yapar, mesai saatleri içerisinde araba alıp satar, hatta birebir kendi işini yapabilirsin.
kimse seni atmaz, kimse duymaz, kimse bilmez.
daha akıllı olsam, sonsuza dek romanyada işim olurdu.
-1
rain when i die
(08.09.26)
Turkiye, Almanya, Irlanda - Teknoloji sektorunde kendi alaninda en buyuk sayilabilecek Amerikan sirketlerinde yaklasik 20 yil.

Hayatini isine adamak diye bir sey yok, daha dogrusu onu da yapanlar var ama oyle bir beklenti ya da zorlama yok.

Misal sabah ben ise gelirken ofisteki gym ve yuzme havuzu doluydu, millet oradan cikip kahvaltisini yapip masasina gidecek. Ben de birazdan ofisteki baristaya kahve almaya gidecegim karsi masadaki arkadasla.

Tabi ki kimse tatil yapmiyor, sundugun isin kalitesinden beklenti cok cok yuksek ama isin kaliteli, calisanin verimli ve surekli olabilmesi icin huzurlu ve mutlu olmasi gerektigini biliyorlar.
-2
sertac akin
(08.09.26)
abd'yi büyük türkiye veya türkiye'yi küçük abd olarak düşünebilirsin belli açılardan. buralarda her şey patron ve sermaye içindir. gelir makası çok açıktır. tabi ekonomisi çok daha büyük olduğu için abd'de işin yolunda giderse ücretli çalışan olarak çok ciddi gelirler elde edebilirsin. ama yine bizdeki gibi kölelik yapacağın yerler de vardır. bizde de şans işi biraz öyle olan da var olmayan da var orada da öyle. yüzdeleri biraz oynar belki.

avrupa ise farklı. işçi hareketinin etkileriyle sosyal demokrasi ciddi kazanımlar sağladı burada iş hayatına. gelir makası çok açık değildir burada abd'deki gibi inanılmaz gelirler elde etmek maaşla zor iş (tabi bizden fazla yine gelirler). ama çalışma koşulları daha insanidir. birçok yer duydum ki dünyanın en acil işi de olsa mesai bittikten 1 sn sonra veya haftasonu falan işe bakmayı aklı bile almayan çalışanların olduğu. ama burada da illaki her yer aynı değildir. avrupa derken avrupa'nın batısından ve kuzeyinden bahsediyorum tabi.

türkiye'de de böyle çalışmadan senden çok kazanan maaşlı insanlar vardır muhakkak. senden daha çok çalışıp daha az kazanan bir sürü kişi var zaten. biraz da şans meselesi bu işler.
0
semaforo de medianoche
(09.09.26)
(12)

Z kusagi coollugu

Purple life
Z kusagi cok cool degil mi? Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Z kusagi cok cool degil mi?

Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.

Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
-31
Purple life
(07.09.26)
kendileri hakkinda kotu bir dusuncem yok. zira kendileri bizim yarattigimiz, miras biraktigimiz dunyada bizim yetistirdigimiz cocuklar ve buyuk bir kismi hala gelisim surecinde. z kusagina kotu bir sey soylemek bana adil gelmiyor. ornegin duyuru'da hepimiz ulkenin durumundan ve hukumetin politikalarindan yakiniyoruz. sonra da diyoruz ki bu z kusagindan bir sey olmaz. hicbir seyi umursamiyorlar, takmiyorlar. neden onlara temiz, guzel bir ulke birakmadigimizi veya birakamadigimizi sorgulamiyoruz da hic oy kullanmamis ergenlerden bu meselelere kafa yormalarini, bizi kurtarmalarini bekliyoruz? benim kusagimda olan insanlar 15 yasindayken siyasetle ilgilenmezdi, niye simdi 15 yasinda birinden siyasetle ilgilenmesini, ulke sorunlarina duyarli olmasini, hatta kurtarici olmasini istiyoruz, bu yuku onlara bindiriyoruz? iste bunlar bana hic vicdanli, adil ve ahlakli gelmiyor. eger bunlardan bagimsiz olarak ele alirsak ben ekstra bir cool'luk gormuyorum. her donemin kendine cool bir giyimi, tarzi vs. var. nihayetinde bu bir moda ve surekli degisiyor. bundan 50 yil sonra da buyuk ihtimal z kusaginin giydikleri ne kadar cirkinmis, saclari ne kadar komikmis, dinledigi muzikler ne kadar tuhafmis falan diyecekler.
0
Sour
(07.09.26)
ulan 23 senemiz reisle geçmiş. başlarım onların özgüvenine. dayak yediğimiz öğretmene bile saygı duymamızı tembihleyen baby boomer ana babaları olsaydı. görürdüm ben özgüveni. bize hadi oğlum hadi kızım sen yaparsın denmedi ki yapma ayıp olur cart curt. bana da gaz verselerdi ben de aragaz atardım.

not y kuşağıyım.
0
mikahakkinen
(07.09.26)
dramasız mı yaşıyorlar? en ufak şeyi dramatize ediyorlar. çok rahat falan da değiller.
+7
jelly bear
(07.09.26)
ülkesine göre değişir.
romanya'da z kuşağı alkolü bırak meth, speed, almış yürüyor gece hayatında.
ha bence türkiye'de ve romanya'daki y kuşağından çok daha mutludurlar.
0
rain when i die
(08.09.26)
hiç cool bulmuyorum, sana öyle geliyor
0
deartheodosia
(08.09.26)
evet evet z kuşağı süper gerçekten.

muhakeme yetenekleri yok. düşünme kapasiteleri yok. kafaları basmıyor. bir şey sorduğun zaman bön bön bakıyorlar. herhangi bir gelecek hedefleri yok. hiç bir işe konsantre olmuyorlar. hayatı reels gibi yaşanacak sanıp her şeyi anlık geçmeye çalışıyorlar. içki içemiyorlar çünkü pahalı. bu yüzden de yine internette gördükleri abuk sabuk kokteylleri içiyorlar.

yani o senin dediğin coolluk değil mallık oluyor.
+2
gercekdunya
(08.09.26)
Selam vermeyi hal hatir sormayi bilmiyorlar 30 yasina gelmisler 14 gosteriyorlar neden hayatlari evde lol oynayarak gecmis, gunes gormemisler ki yasli dursunlar haushaha
+5
baldur2
(08.09.26)
Dinozorlarin nesli tükenmemis aslinda tesekkürler
-7
🌸Purple life
(08.09.26)
Y ve Z kuşağının sınırı olan yılda doğdum, yani kimi kaynaklara göre Y kimine göre Z kuşağıyım bilmiyorum.. Kendi yaşıma göre +-5 yaşta olup tanıştığım kişileri düşünüyorum. Aradaki yaş farkının getirdiği sabit etkileri saymazsak pek fark yok. Daha küçük yaştaki Z kuşaklarıyla pek iletişimim yok bi tek kardeşim var 20 yaşında ama onu da dışardan bir gözle değerlendirmem zor. Yani bu kuşak olayına fazla anlam yükleniyor bence. Her neslin kaliteli/cool insanı da var düpedüz malı da. Herhangi bir kuşakla ilgili yapılan genellemelerin çoğu da boş geliyor bana
+2
nundu
(08.09.26)
valla bence mal ve talepkarlar.
sürekli talep var ama bu talebi karşılayacak hiçbir şey yapmıyorlar.
çalışmayı sevmiyorlar hepsi kısa yoldan zengin olma derdinde.
genel olarak kimseye saygı da göstermiyorlar.
+5
matilda
(08.09.26)
millenial olarak bizden daha coollar ya da degiller diyemem.
teknolojide bizden daha iyiler, ki bu dogal zaten.
ama arkadas, cogu ampul degistirmekten aciz. eli takim tutana rastlamadim henuz.
talepkarlar +1, gecenlerde biri yanima geldi ofisimdeki hava kalitesini kontrol etmek istiyorum dedi, gittik hava kalitesini olcen cihaz aldik ofisine koyduk, rahatladi. :D
+2
cooperr
(08.09.26)
Alkol gibi sosyal bir içecek almayıp ot gibi izole bir şey alıyorlar.

Siz de bunun tasarlanmamış olduğunu düşünüyorsunuz. Yalnızlaştırılıp daha çok içerik tüketmeye teşvik ediliyor olmasınlar?

Ek olarak içince anında kameralar çıkıyor. Haliyle kimse artık sarhoş olamıyor. Ek Ek olarak bi kokteyl olmuş 20 euro.
-1
aguen
(09.09.26)
(6)

Selam, keyifler nasıl?

rock n roll
Merak ettim sizleri. Güzel hafta sonları ♥️
Merak ettim sizleri. Güzel hafta sonları ♥️
0
rock n roll
(05.09.26)
karışık... maddi olarak epey içeri girdim canım sıkkındı ama sultanlar çok güzel bir maç ile finale çıktı ve derdimi unutturdular. Yarın da finali izlemeye gideceğim, inşallah kazanırlar.

Şampiyon Edit: KIRMIZI !!! BEYAZ !!!
0
late viper
(05.09.26)
Son bir saate kadar güzeldi şimdi canım sıkkın. Yapabileceğim de hiç bir şey yok.
Ha dünyanın sonu gibi. İr şey değil tabi sadece canım sıkkın
0
kisa
(05.09.26)
İyi ya normal. Deniz tatilini, geziye çevirdim. Yunan adalarına gidecektim, Paris'e karar verdim.

Kurumsal şirkette işler düzenli düzenli gidiyor. Kaos vardı, azaldı.
0
put it in your appropriate place
(05.09.26)
İzlemem gereken surface anatomy ve biomechanics videoları var, bu sıralar akşamları onlarla ilgileniyorum. Başlarda gözüne far tutulmuş tavşan gibi bakıyordum anlatılanlara, şimdi en azından biraz daha iyi anladığımı fark edip mutlu oldum(:
0
kullanicadi
(05.09.26)
keyfim yok.
başarısız biri olduğum veya olacağım gerçeği ile yüzleşiyorum.
0
rain when i die
(06.09.26)
Merhaba.

Ben de karışığım. Kalp-mantık çatışması yaşıyorum galiba. Umarım, iyi şekilde çözülecek durum.
0
simderun
(06.09.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-15
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(12)

Eylül ayının sonlarına doğru güneş ve denizden fayda gelir mi?

put it in your appropriate place
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.


Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
0
put it in your appropriate place
(26.08.26)
Gelir gelir.
Come to Kaş
0
rhan
(26.08.26)
gelir tabii ki, bence eylül en güzel ay deniz tatili için. okullar vs açıldığı için herkes dağılmış ve daha sakin olur ayrıca.
0
deartheodosia
(26.08.26)
en güzel zamanlar. ekimde bile gidilir.
0
jelly bear
(26.08.26)
özellikle 18 eylüle planlama yaptık okullar açıldıktan sonra tatile gidelim diye. günler kısalmış oluyo ama hava durumu açısından mükemmel zamanlar
0
sirkelimon
(27.08.26)
Antalya çalışır, Kemer olur, Belek olur, Manavgat, tavsiye etmesem de Alanya dahi olur.
0
kumandanim
(27.08.26)
2023te eylül son haftası gittik sorgun'a. şu ana kadar sıcaklık açısından en ideal tatilimdi. asla terletmiyordu, deniz suyu idealdi. 2 yaşında kızımla gitmiştik. hiç zorlanmamıştı. hatta öğlen her ihtimale karşı kapalı havuza giriyorduk çok sıcak geldiği için yine de.
0
elorelia
(27.08.26)
Geliyor tabii daha da güzel oluyor sakin sakin.
0
mutekebbir
(27.08.26)
daha önce de yazmıştım sanırım; eylül sonu bodrum çok iyi oluyor. denizi ideal benim için.
0
eileengray
(27.08.26)
on numara olur türkiyenin bence en iyi dönemi.
soğuk deniz severim diyorsan. saros körfezi veya asos öneririm ama dediğim gibi deniz çivi.
0
jamswety
(27.08.26)
Ekim 15e kadar didim bodrum kuşadasına girilir. Antalya kasıma kadar girilir.
0
mikahakkinen
(27.08.26)
janderzel zartanyan
(28.08.26)
antalya'da 29 ekime kadar denize girdiğim olmuştu.
öte yandan eylül sonu ekim başları da denize akşam 5-6'dan sonra giriyordum.
0
rain when i die
(28.08.26)
(7)

Trekking ayakkabısı için doğru marka hangisi?

stringer
Sık alışveriş etmeyi pek sevmem. Bir kere alayım, beş-altı yıl giyeyimciyim. Eylül ayında uzak diyarlarda çoook uzun rotalarda dağ bayır dolaşıp deneyim biriktirmeyi planlıyorum. Hangi markaya/modele yönelmemi tavsiye edersiniz?
Sık alışveriş etmeyi pek sevmem. Bir kere alayım, beş-altı yıl giyeyimciyim. Eylül ayında uzak diyarlarda çoook uzun rotalarda dağ bayır dolaşıp deneyim biriktirmeyi planlıyorum. Hangi markaya/modele yönelmemi tavsiye edersiniz?
0
stringer
(25.08.26)
öncelikle uzun alin. bilek kismini iyice kavrasin. ayaginiz darsa lowa, tarakliysa salomon tavsiye ederim.
salewa da düsünebilirsiniz eger model begenirseniz ama millet, mammut, meindl, la sportiva, merrel gibi markalari özellikle kis aylarinda cok günlü yürüyüslerde tavsiye etmem. hepsini test ettim onayladim, eved.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
marka modeli bosver. her marka kocaman logolarini, sembollerini, sacma sapan renklerini yapistirip ozgurlugu kisitliyor. onemli olan, goretex olmasi, burnunun genis olmasi, camur bulasinca hizlica temizlenecek olmasi gibi 3 kriter yeter. git bi boyner yada spx magazasina bu kriterlere uyan en rahat ve guzel ayakkabiyi al.
+1
buenosdias
(25.08.26)
onerim asolo. la sportiva, scarpa da bakabilirsin. sulu, yagmurlu ortamlara girmeyeceksen goretex'e gerek yok. ayagini pisirir iceride. yine sirt cantasi falan agirlik tasimayacaksan yuksek bilek korumasina gerek yok, bosuna agirlik yapar.
0
antikadimag
(25.08.26)
Düz yolda yürümeyeceksen, dağa taşa vuracaksan boğazlı şart.
Ayak bileğini eline alırsan ömür boyu çekersin.
Burkulmak için can atan tuhaf bir anatomisi vardır ayak bileğinin. İhtimam ister.
0
Mirket
(25.08.26)
boğazlı salomon'um var. çok memnunum. hiking, festival, normal kaldırımda yağmur / kar / çamur / buzlu şartlarda çok kullandım.
0
rain when i die
(26.08.26)
ne zaman suyun icinden gececegini, hele dagdaysan ne zaman yagmur yagacagini bilemezsin. en basitinden cok günlük gezilerde sabah uyandiginda sebnem düsmüs olur, ayakkabin islanir. goretex sart. kaliteli bir goretex alirsan terleme kismini yari yariya halledersin. terleme kismini cözmenin ikinci yolu merinos corap giymektir. yaz aylari icin lightweight merinos coraplar var. koku yapmaz, terletmez, üsütmez, cabuk kurur. dogru ekipmanla cikinca dogadaki problemlerinizin cogu biter.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
@konusma; aslinda en ideali farkli durumlar icin farkli ayakkabilar. cok gunluk triplerde hazirlikli olmak adina goretex mantikli olabilir. ancak birkac saatlik tripler icin ben goretex ve yuksek bilek olayini biraktim ve ciddi bir ferahlama geldi. genelde cascade daglarina gunubirlik gidiyorum (en fazla 6-8 saat) ve hava durumunu, trail durumunu biliyorum. dusuk bilekli ve hava geciren la sportiva bushido en cok kullandigim ayakkabim. cogu insan overequipped gidiyor ciddi multi day hiking yapilmayacaksa (ki insanlarin %90'i bu grupta) kendini gereksiz yormus olur.

goretex denilen sey ayakkabinin astarina teflon kaplama oluyor. bildigin teflon tavadaki ayni malzeme ve hava giris cikisini kesen plastik bir kaplama. marketing olarak hava aliyor deniyor ama maalesef dogru degil. hava gecirmedigi icin yun coraplarin wicking denilen teri emip buharlastirma olayi da gerceklesemiyor ve ter ayakkabi icinde kaliyor. ancak risk almak istemedigim ciddi hikelarda nadiren giyiyorum goreteximi artik.

zamaninda sozlukte soyle bir ayakkabi marka rehberi yazmistim duyuru sahibine de yardimci olabilir: eksisozluk.com
0
antikadimag
(26.08.26)
(3)

arabami turkiye'de satabilir miyim?

antikadimag
yurtdisindan getirdigim arabami 2 yil kullanabiliyorum veya yabancilara satabiliyorum diye biliyorum. simdi araci getirsem, 2 yil kullansam, 2 yil dolmadan bi yabanciya satabiliyor muyum? vergi durumlari nasil oluyor?
yurtdisindan getirdigim arabami 2 yil kullanabiliyorum veya yabancilara satabiliyorum diye biliyorum. simdi araci getirsem, 2 yil kullansam, 2 yil dolmadan bi yabanciya satabiliyor muyum? vergi durumlari nasil oluyor?
-1
antikadimag
(23.08.26)
Tam sorunuza cevap değil ama Bulgaristan Varna’da bir Turk var Yakup Solakov, numarası var bende. O satin aliyor. Gurbetçi gruplarında satan çok tabii nasil fiyat veriyordur sormak lazim.
Onun disinda arac Turkiye’deyken satis yapilinca sıkıntı yapıyorlardı diye biliyorum ama sizin durumda tam nasil olur bilemedim. Yönetmeligi paylasayim. www.mfa.gov.tr
+1
mbond
(23.08.26)
www.instagram.com

bu sayfa satıyor. mbond'un dediği kişi olabilir.
+1
rain when i die
(23.08.26)
hem türk hem yabanci pasaportunuz varsa durum daha farkli oluyor yalniz, ona dikkat edin. cift pasaportluysaniz ve türkiye'de yerlesikseniz yurtdisindan araba getirme hakkiniz yok.
cift pasaportluysaniz ve yurtdisinda yerlesikseniz arabanizi 730 gün türkiye'de tutabilirsiniz.
yurtdisinda yerlesikseniz aracinizi türkiye'de satamazsiniz.
türkiye'de yerlesikseniz aracinizi ancak yurtdisinda yerlesik olan birine pasaporttan pasaporta devir seklinde satabilirsiniz.

ticaret.gov.tr
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(7)

hangi arabayi almali

antikadimag
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagidaaraba 1 ($29k, 90 bin km)m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon. loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemele
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagida

araba 1 ($29k, 90 bin km)
m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon.
loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemelen yuzlerce kisi bindi arabaya. ama kazasi yok gozukmuyor.
arabanin ekrani dokunmatik degil ve digital keyi (telefonu anahtar olarak kullanma ozelligi) yok.

araba 2 ($34k, 47 bin km)
m adaptive suspansiyon - ayarlanabilir suspansiyon
ufak bir kazasi var arkadan vurmuslar sigortada minor diye geciyor airbagler acilmamis

ikinci araba $5k daha fazla eder mi?
0
antikadimag
(22.08.26)
Preminyum araç grubunda km çok önemli değil dense de 40 bin km düşük olanı almak daha mantıklı
0
mikahakkinen
(22.08.26)
net 2.
loaner 10-15bin kmde olsa alinir, ustu alinmaz. 90bin km loaner olmusa arac tur$udur artik.
4 yasinda olduguna gore garantisi bitmek uzeredir, direk bmw'den aliyorsan mutlaka 1-2 sene garanti almani oneririm.
+1
cooperr
(22.08.26)
5bin $ para degil ,bu segment icin.
2.sini alirdim.
0
designer
(22.08.26)
benim özellikle bmw grubunda gördüğüm. sıfır alınır. 90bin km de satılır. çok fazla elektronik olduğu için ufak tefek de olsa çok arıza çıkarıyor diyolar.
0
omer460
(22.08.26)
5k usd daha verir az kmliyi alirim. 50k km üstü araba almam. hatta 30'a inmeye calisirdim.

imza: arabasi olmayan ilk arabasini önümüzdeki ay alacak biri flkgj
0
Purple life
(22.08.26)
Ya 2. secenek ya da yeni bir tanesini lease yapabilirsin. Deger kaybi yuksek bu araclarin. 2. eli de zayif.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
başıma bela istemediğimden ikisinden de kaçardım.
ayrıca lemon squad mutlaka incelesin arabaları.
0
rain when i die
(23.08.26)
(7)

Üniversite hocaları nasıl oluyor

substituent
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…Manyak öz geçmişleri var. Merak ettiğim
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…

Manyak öz geçmişleri var.

Merak ettiğim iki şey var.

1-Lisans ortalamaları sizce kaçtır? Alayının rahat 3.5+ var mıdır?

2-yurt dışında lisansüstü eğitim, ek bir maddi kaynağa ihtiyaç olmadan mümkün olan bir şey mi? Elbet 4 ortalama sağlam referans ile mümkündür de, ortalamaya vurduğumuzda sonuç ne olur?
0
substituent
(02.08.26)
Lisans ortalamaları yüksektir. Yüksek olmasa zaten o dediğin üniversitelerde yükseköğrenim yapamazlar.

Ek maddi kaynağa çoğu zaman ihtiyaç olmuyor. İyi üniversiteler (ABD'de) doktora öğrencilerine 5-6bin dolara kadar maaş + her türlü imkanı veriyor zaten.

Ama senden çok büyük beklentileri oluyor (Türkiye'deki çok iyi üniversiteler de öyle). Haftada 600-700 sayfa makale/kitap okumanı, bunları tartışmanı, ders alıp derslerin proje ve ödevlerini yapmanı, projelere ve konuşmalara katılmanı istiyorlar (en azından bizim bölümde öyle; 3,90 ortalamam olduğunu da şuralara bir yerlere iliştireyim). E bunları yapan 3,50+ ortalamayı rahat tutturuyor zaten. Yapamadığın takdirde ödeneği kesiyorlar ve şutlanıyorsun.
+2
lesmiserables
(02.08.26)
bi tane tanidik var bogazicinde hoca.
beyaz turk'un dibidir, atadan ultra zengindir. soforle gezer.
80lerde ilk kez mikrodalga firini onlarin evinde gormustum. ev dedigim de iste anadolu yakasinda komple mustakil binaydi.
bende hicbir zaman "cok akilli" intibasi birakmadi.
cash is king ya, bu dunyada paran varsa bir yolu bulunur.
ismini verdigin okullarin hepsine olmasada bazilarina zaten zengin degilsen almazlar ya, sira var derler red yersin. ortalama falan bunlar normal nufus icin gecerli seyler, bunlara islemez. buna yurtdisinda bizzat sahit olmuslugum da var.
+2
cooperr
(03.08.26)
Bazı şeylerde , ünvan veya kadroya alımlarında ortalamaya bakılmaz. İlgili ortam ile maddi olarak güçlü ve onlarla aynı zihniyette olmak yeterlidir.
Öz geçmiş konusu da yerine göre hikaye. O sayfaya prosedür olarak yazılacak bir şeyler lazım sadece.
İç işlerinde serbest olan yerlerde pek öyle adalet , şeffaflık olmaz.

Köyden sonra akrabaların en fazla görüldüğü yer neresidir diye sorulsa
bu tür yerler denebilir sanırım.
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
1 o dönemki gpa ile şimdikini karşılaştırmak doğru olmaz. Çoğunun 3 bile yoktur.
2 maddi destek tabii ki lazım. bir kısmı başarılı doğulu otantik öğrenci kontenjanını kullanıyordu eskiden. şimdi bizden daha otantik milletlerden de akıllı çocuklar oralara erişebiliyor, kendin fonlamazsan daha zor.
-1
klassno
(03.08.26)
Benim eski patron bahsettiginiz kisilerden biriydi. Anlatilan hikayeye gore butun sulale varini yogunu ortaya koymus ABD'ye gonderebilmek icin, o da muhtemelen parayi bulunca onlari gormustur. Not ortalamasini bilmiyorum ama muhtemelen yuksektir.
0
mbond
(03.08.26)
iyte makina'da doktor öğretim görevlisi birini dönemimden tanıyorum.
3+ ortalaması kesin vardır lisansta.
Dr. Araş. Gör. olan birini daha tanıyorum yine lisans ve yüksek lisanstan.
lisans ortalaması düşük bence fakat yüksek lisans / doktorada beraber çalıştığı insanların desteğini çok aldı.
0
rain when i die
(03.08.26)
Boğaziçi'nin eski hocaları böyledi, şimdikilerde cv koyamayanlar var. Neyse soruya cevap, hepsinin ortalaması çok yüksek olmak zorunda değil. Genelde eğitime yatırım yapan ailelerden geliyorlar, sadece parası değil, vizyonu da olan aile lazım. Sosyal etkinlikleri, başvuru için gereken sınavlarda aldıkları notlar, özellikle bazı branşlarda çalışılan konular, niyet mektubu, referans gibi birçok şey etkili. Maddi durumu iyi olmayan birinin buralara erişmesi çok daha zor ama birebir tanıdığım ve bunu başarmış insanlar da var.
0
asteriks
(03.08.26)
(9)

Nasılsınız

gobekliraki
Her şey yolunda mı
Her şey yolunda mı
-6
gobekliraki
(01.08.26)
Değil
+2
Kahvedesu
(01.08.26)
şükür. sen nasılsın? iyi misin?
+1
exlibris
(01.08.26)
@ex eh işte. @kahve niye değil, yardım edebileceğimiz bişey var mı
-6
🌸gobekliraki
(01.08.26)
Her sabah "Tolkien de LOTR'u 40 yaşından sonra yazmaya başladı." diyerek kendime sıfırdan bir dünya kurmaya çalışmakla uğraşıyorum. Yorgunum ama bir şekilde elde ettiklerim anlamında her gün daha ileri gidiyorum.
0
rakicandir
(01.08.26)
Memnuniyetsizlik yakamı bırakmıyor, hiçbir şey mutlu olmamı sağlayamıyor. Nasıl olacak böyle nereye kadar gidecek bilmiyorum
0
pislick0
(01.08.26)
Yolunda.

Biraz problemliydi ama düzeldi. Şimdilik takırında gidiyor.
0
put it in your appropriate place
(01.08.26)
valla değil. iş , güç derdim yok sevdiğim biri de yok yani aşk sorunum da yok ama şimdi canım acımadan ölme imkanı verseler gram tereddüt etmem çok bunaldım
0
ercu cozer
(01.08.26)
her şey yolunda ama yol bozuk :')
+1
since1907
(03.08.26)
yol değiştiriyorum.
umarım yeni girdiğim yolda her şey yolunda olur.
6.5 yılımı komple taşıyacağım başka bir ülkeye.
sonra başka bir ülkeye daha taşınacağım.
taşınmak zor.
+2
rain when i die
(03.08.26)
(5)

Budapeşte’de nerede kalmalı?

ezkaza
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
0
ezkaza
(30.07.26)
Budapeşte ogretmenevi
-5
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Budapest Marriott veya Intercontinental
0
bloodymoon
(30.07.26)
www.booking.com

Ramada by Wyndham Budapest

Burada kalmıştım ben görev icabı giderken ama kendim de gitsem burada kalırım. Temizdi, kahvaltısı da fena değildi ve o zaman gittiğimizde müdürü Türk’tü. Genelde Türkler kalıyor zaten. Şehrin merkezinde kalıyor yaya gittik her yere

Bir de büyükelçilik de buraya yönlendiriyor resmi ziyaretle gelen personeli. Organizasyon zamanında bu otel kullanıyor genelde makam dışı personel için. Yoğun bir dönemde yer bulamayabilir bulsanız da rahat edemeyebilirsiniz onu da ekliyim
+1
Hallegadola
(30.07.26)
ben bükreş diye okuyup "noooluyoz" dedim bir an.
olsun, bükreş için cevap vereceğim.
şehir büyük.
hangi sektörde ne yapacağınıza karar vermeniz lazım.
fakat sektör 1'de aurel vlaicu metro istasyonuna yürüyüş mesafesinde (strada avitiei vesaire) çok güzel airbnb'ler var.
bükreşte metroya yakın olmak büyük avantaj.
-4
rain when i die
(30.07.26)
www.marmara.hu
merkezde
0
renegade
(01.08.26)
(7)

Türkiye'de ingilizce mülakatta şov yaparlar mı :)

klardtt
Merhaba,Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade e
Merhaba,

Neredeyse her pozisyon için ingilizce mülakata girmiştim. Genelde online ai ile oluyordu. Bir keresinde büyük bir firmada ingilizce mülakat için yerleşkelerinde eğitmenler ile mülakata girmiştim. Eğitmenin ingilizcesi iyiydi, ama sanki düşünerek biraz yavaşımsı konuşuyordu. Kendinizi ifade edebiliyorsanız yetiyordu, kimse de çok zorlamıyordu.

Hatta bir kere kore firmada girmiştim, ik bana sadece ingilizce kendini tanıtır mısın dedi. Kendisi hiç konuşmadı/soru sormadı. ik'da öyle çok değil sanırım ama genel olarak ingilizce kullanabiliyor mu ona bakıyorlar.

Şimdi abd merkezli bir firmanın Türkiye firma kısmında mülakata gireceğim. Yine ik kendimi ingilizce tanıtmamı istedi, biraz konuştuktan sonra kendisi ingilizceyle şov yaptı :) (ik türk, en azından ismi.) Manyak ingilizcesi vardı, telaffuzu akıcılığı... adını görmesem yabacı zannederdim. üniversitem de bu kadar iyi ingilizce konuşan hoca hatırlamıyorum neredeyse.

Şimdi teknik ekiple teknik mülakata gireceğim. ilk kendimi anlatan ingilizce sunum yapacakmışım. Sonrası teknik mülakat olacakmış, bundan sonrasının ingilizce ya da türkçe olması mülakatı yapan kişilere kalmış.

Şahsen çok gerildim, oradaki mühendislerin (onlar da Türk) de öyle ingilizcesi var mıdır? Yoksa ik'da yapısı gereği öyle kişiler mi çalışıyordur? Herkesin İngilizcesi öyleyse rezil olurum valla
0
klardtt
(30.07.26)
bence herkesin öyle değildir. bu firma global ve kurumsal bir firmaysa zaten bu tip şeylere takmaz. ingilizcenizin mükemmel aksanlı olmasına gerek yok. gerçekten de derdinizi anlatmanız, onları doğru anlamanız yeterli olacaktır. hiç gerilmenize gerek yok. bol şans.

bir ekleme daha yapayım. mülakatı yapan ik bu tip görüşmeleri belki de 100 kere yaptı. zaten bu case'lere çoktan çalışmış, defalarca tecrübe edinmiş biri. elbette makyajını yapacak yeterli zamanı da olmuştur :)
+3
elektr10
(30.07.26)
Muhtemelen yurtdışında yaşamış birisidir o İK yoksa trde çok zor öyle insana rastlamak. Ayrıca ingilizce ogretmeni olmayacaksın işini gördüğü kadar bildiğini göstermen yeter
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Bence de hepsi oyle degildir. Bugune kadar Turkiye'de yasadigi halde, organik bir sebebi olmayip bu sekil ingilizce konusan sanirim sadece 1 kisi tanidim.
0
mbond
(30.07.26)
malesef turkler bu konuda asagilik kompleksine giriyor. baska bir dili ogrenmek ve baska bir kisiyle o dilde iletisim kurmak cok degerli bir olay. ben de bu konularda hep ayni ornegi veriyorum; hindistanlilar. kime sorarsan sor bu elemanlarin konusmasinin cok zor anlasildigini soyler, fakat isler bir sekilde zor da olsa yuruyor. bir ingiliz aksanina ihtiyacin yok, karsidaki seni anliyor sen onu anliyorsan bir mimikle bile iletisime devam edebilirsin. zaten yeni mezunsun kimseye rezil olmazsin merak etme. yani 40 yasinda olsan da rezil olmazsin burasi tamamen ayri bir konu. :)) mesela ben daha cok yazisma kismindan ilerledigim icin ingilizce konusurken en basit bir kelimeyi unuttugum bile oluyor, fakat dedigim gibi bir sekilde akista ilerliyor her sey.
0
arakaali
(30.07.26)
uzundur yurtdisinda muhendislik ekosistemindeyim.

teknik elemanlarin cok iyi ingilizce konusmasina pek gerek yok, evet/hayir/gunaydin disinda konus(a)mayan cok asyali gordum.

IK baska, ingilizcesi kotu olani IK'ye almazlar zaten ki soyle bir dusundum, pek gocmen IKci gordugumu bile hatirlamiyorum, cogu zaten edebiyat mezunu falan oluyor.
0
cooperr
(30.07.26)
türkiye'de doğru düzgün ingilizce mülakat yapan tek kurum kuruluş gördüm.
o da whirlpool manisa fabrikasıydı.
ik'ları bilkent mütercim tercümanlık mezunuydu.
şimdi zaten ingiltere beko global hr'da.
mülakatı yapan da doğrudan abd'liydi.
2017 aralık civarı.
(not: makina mühendisiyim)
0
rain when i die
(30.07.26)
tüm İK'cıları karşıma almak pahasına bir yorum yapıyorum.

İK'cıların işi genel olarak şov yapmaktır. her fırsat bulduklarında şova başlarlar. teknik personelden beklenen karşısındaki doğru anlamak, kendini de akıcı bir şekilde doğru anlamaktır. kimse gramere, aksana bakmaz.
+1
co2s2
(31.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(6)

C3 AC arabama 4 mevsim lastik

housedaki topal doktor
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
C3 Aircross arabama 4 mevsim lastik alma niyetim var ama hangi marka alsam bilemedim. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler
0
housedaki topal doktor
(14.07.26)
bridgestone turanza 6,
continental premium contact 7,
0
designer
(14.07.26)
4 mevsim dediğin lastik eğer kar amblemli ama yazın da gidebilecek bir lastik ise Continental AllSeasonContact 2 iyidir.

mevcut insignia b'mizde takılı şu an.

designer'ın dedikleri ne yazık ki bildiğin yaz lastiği aslında.
0
rain when i die
(14.07.26)
lastiğin kralı michelin ancak çok çabuk yıpranıyor. para problemi yoksa continental, pirelli. uzun ömür dersen goodyear,bridgestone. biraz daha uygun dersen hankook. ortalam üzmez dersen falken,kumho.
0
mikahakkinen
(14.07.26)
Ben de 4 mevsimleri epeyce bi araştırdım.

Bu kar sembollü premium 4 mevsimler istanbul için epey mantıklı geldi ve sonunda Michelin CrossClimate aldım. Henüz kar görmedim ama özellikle uzun yolda memnunum diyebilirim.
0
msb
(14.07.26)
kar amblemli al +1
continental derim.
0
cooperr
(15.07.26)
Crossclimate al
0
jackyr
(15.07.26)
(5)

Sevgilinizle nerede, nasıl tanıştınız

arbre
Herkesin sevgilisi var ben dışında :D Anlatın dinleyeyim
Herkesin sevgilisi var ben dışında :D Anlatın dinleyeyim
-7
arbre
(08.07.26)
Ekşi duyuruda tanıştık.

Garip bir soru sormuştu ben de cevap vermiştim. Aylar sonra aklıma geldi, ne yaptığını sordum. Aylar sonra da görüştük diye gidiyor.

Biraz daha kahrolasın diye bu cevabı yazdım. (şaka)
+4
a perfect lie
(08.07.26)
karayiplerde 500 nüfuslu bir adada plajda tanıştık. zaten çok fazla insan yoktu tanışılacak. ilk görüşte aşk gibi. o gün birşeyler aldığını düşünüyorum, biraz fazla çılgındı.
+1
monicapp
(08.07.26)
eski iş yerimizde.

ben işe yeni başlamıştım. birkaç arkadaş işten beraber çıkmıştık, bazılarını tanımıyordum. onu da tanımıyordum. metro metrobüs yapacağız. herkes kendi durağında indi. biz ikimiz kaldık. baktık gittikçe gidiyoruz. aynı durakta indik. bu sırada tabii sohbet ilerliyor. aynı mahalleye ve aynı sokağa gittik ikimiz de şaşkınız. o sola döndü ben sağa döndüm. komşu çıktık. :d böylece muhabbetimiz arttı. ofiste de işlerimiz gereği beraber çalışınca daha da muhabbetimiz arttı. önce sevgililik olarak başlamasa da benim hemen aşık olmam sonucu bir noktada sevgililik durumuna geldik :d
0
art cat chocolate
(08.07.26)
1) inci sözlük, 2011 sonu / 2012 başı
2) ortak zevkler - arkadaş çevresi - ekşi sözlük karışımı, 2015
3) ekşi sözlük zirvesi, 2018
0
rain when i die
(08.07.26)
Müşterisiydim, tavladım, evlendik, çok mutluyuz.
0
gadlemler
(09.07.26)
(8)

Sosyallikten eskisi kadar zevk almıyor muyuz?

mahmuttt
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi? Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi?


Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
0
mahmuttt
(08.07.26)
ben ve çevremdeki yakın bir arkadaşımla dönem dönem aynı konuşmayı yapıyoruz. evdeki özgürlük alanı, yalnız kalma, eşle çocukla vakit geçirmek daha keyifli geliyor.

bunun baz nedenini biz aslında iş yaşam yüküyle bağdaştırıyoruz. çünkü işteki vakit kayıp zaman gibi görülüp, sosyal yaşama ayırılan zaman da kayıp zamanının kazandırdığı parayı harcamak gibi olunca büyük bir ikilemde kalıyor insan.

yaklaşık iki aydır işsizim ve son iki ayda belki de iki senede görüşmediğim arkadaşlarımla görüşüp buluştum. ben kesinlikle iş yaşam dengesi diyorum.
+1
kablelvuku
(08.07.26)
iş yüzünden. zaman da enerji de yok. sabah 7.30'da iş için kalıyorum eve eve geldiğimde de en erken 19.30 oluyor. evde pineklemeye bile enerjim kalmıyor bazen sızıyorum.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
normalde sosyalleşmek, gidip birileriyle bir şeyler konuşmak, bir şeyler paylaşmak değil mi en temelinde? ama instagram - WhatsApp vs derken, arkadaşlarınızdan bol bol haber alıyorsunuz artık. konuşacak bir şey kalmıyor. konuşacak bir şey olmayınca, sosyalleşmeye gerek kalmıyor.
0
co2s2
(08.07.26)
benimkini mevcut ekonomik durum azalttı. bir kahve içelim diyorsun 200-300 lira, bir bira içelim diyorsun 300-400 lira. yemek ekledin mi ucu yok.
artık sadece belturda buluşalım diyenlerle sosyalleşiyorum.
0
my fault
(08.07.26)
ekonomik durumdan dolayı zevk almıyorum ben de.
işsizim.
geleceğimi ve 2 ay sonra nerede olacağımı bilmiyorum.
bilsem inan köpekler gibi eğlenip, her akşam dışarı çıkardım.
0
rain when i die
(08.07.26)
yer, zaman ve butcenin onemsiz oldugu, dengim ve benzer beklentilerdeki insanlarla sosyallesmekten cok zevk aliyorum enerji depolayip desarj oldugumu hissederek ayriliyorum. ama bazen gorev gibi gidip dunya kadar hesaplar odeyip, bittikten sonra of bi durup scrollayayim hissi oluyo. onlar olmasa hayat daha yasanir bi yer olurmus
0
ala09
(09.07.26)
hafta sonları evde oturup premiere lig maçlarını izlemek çok daha keyifli.
0
edgenabby
(09.07.26)
Bende tam tersi. Bunun sebebi Lise ve üniversite yıllarımın asosyal geçmesidir. Çalışmaya başlamamla birlikte seneler içerisinde sosyalliğim artı. Pandemi sonrası etkinlikler, cafeler, pub, gezilerim çok oldu.
0
put it in your appropriate place
(09.07.26)
(10)

Şoför Nebahatler kolum çok ağrıyor önerilerinize ihtiyacım var.

a perfect lie
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim. 2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım) Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum. Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim.

2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım)
Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum.
Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye nasıl koyuyorsunuz?

Ben bazen sol elimle tutup sol kolumu dızıme dayıyorum sağ elimi de bacağımın altına sıkıştırıyorum ama hızlı gidiyorsam bu olmuyor tabii.

Koltuğum mu çok aşağıda, direksiyonum mu çok yukarda. Bence bunlar ideal yerlerde ama belki de değil. Ne yapayım. Yoksa bunlardan bağımsız kolumun mu bi problemi var.

araç subaru xv otomatik bilmem fark eder mi.
-1
a perfect lie
(07.07.26)
"Subaru XV Kol Dayama / Kolçak Yükseltici" şeklinde bir arama yaparak uygun ürünü alın ve kullanın. Sürüş esnasında kolunuz bu aparatla yüksekte kalırsa bu ağrılar kaybolur.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.07.26)
Uzun mesafede kol ağrıtıyorsa arabayı bir rot balanstan geçirmek lazım. Tabi önce lastikler ne durumda ona bakmak gerek. Sağ sol lastikler aynı mı, aşınmaları eşit mi, hava basınçları eşit mi ve mevsime uygun mu, ona bakmak lazım.
Kazalı bir arabaysa şasede ya da kaportayı oturtmada bir yamukluk varsa da lastiğe falan bile bakmaya gerek yok, araba bi tarafa asılıyodur, sen yoldan çıkmasın diye farkına varmadan öbür tarafa çekiştirmekten kol kası yaparsın.

Denemeyi de şöyle yapabilirsin. Düz olduğundan emin olduğun bir yol bul. Trafiği de az olsun. Yollar genelde su tutmasın diye balık sırtıdır ve sağa doğru eğimlidir. Öyle bir yol olmamasına dikkat et. Hızlanıp direksiyonu bıraktığında düz gitmeyip hep bir yana ve ağrıyan kolunun aksi istikametine doğru gidiyorsa, o zaman ilk paragrafta söylediğim bir sorun var demektir.
+1
Mirket
(07.07.26)
Fark etmeden direksiyonu çok sıkıyor olabilir misiniz?
Ben de aynı sorunu yaşıyorum. Hızım arttıkça sanki direksiyonu daha sıkı tutmam gerekiyormuş gibi hissediyorum arabaya hakimiyetimi artırmak için. İki kolum da ağrıyor uzun yolculuk sonrası. Normal kısa süreli kullanımlarımda böyle bir sıkıntım yok.
Siz de duruşunuzdan mı tutuşunuzdan mı olduğunu bir gözlemleyebilirsiniz.
+2
umutt
(07.07.26)
Araç kendi servisinde bir ay önce bakıma gitmişti, lastikler yaz lastiği ve bir yıl oldu daha alalı, kaza filan gibi şeyler olmadı, bunlardan olabileceğini de hiç düşünmemiştim bu arada ama her zaman için aklımda olsun teşekkür ederim,
Testi de yapacağım mutlaka
+1
🌸a perfect lie
(07.07.26)
direksiyon derinliği, yüksekliği (ayarlanabiliyorsa)
sürüş pozisyonunuz
koltuğun yüksekliği ve ileri / geride olması
direksiyon döndürürken kolu ağrıtabiliyor.
sürüş pozisyonunuzun düzgün olduğundan emin olun.
sonra mirketin dediğinden devam.
+1
rain when i die
(08.07.26)
Sürücü kadınsa muhtemel problemler:

1) Direksiyon yükseklik ve derinlik ayarı yapılmamış

2) Koltuk çok yakın ve sürüş pozisyonu uygun değil

3) Kol dayama hatalı sürüş pozisyonu yüzünden çok geride kalmış ve kol devamlı direksiyonda

Uzun yolda devamlı 9:15 pozisyonunda, koltuk ön cama dayanmış şekilde araba kullanırsanız en kral şoför bile acı çeker.

Ben aracın rot balansında bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum, hem titreşimi farketmemek imkansız hem de aracı bırakırsanız bir tarafa doğru gitme eğiliminde olur, bunu da farketmemek imkansız. Zaten düz yolda bile ip gibi gidemezsiniz. devamlı ufak duzeltmeler yapmak gerekli.
+2
kimlanbu
(08.07.26)
Aslında surecegim zaman en aşağı indiriyorum direksiyonu. Koltuğun ileri geri ayarıni da yapıyorum ama bence dirsek dayama uzakta evet. Bu hareket ediyor mu acaba, buraya kolumu koyamiyor olmamı da düşünmemiştim,
Boyum mu yetmiyor nedir 😅 inince bir kurcalayacagim bunu da, teşekkürler
0
🌸a perfect lie
(08.07.26)
xv'de kol dayama ileri geri aşağı yukarı hareket etmiyor ne yazık ki. ben sol kolumu cam eşiğine koyup sol elimle saat 9 gibi bir yerden tutuyorum. kol dayama yerinin önündeki bardaklığa da 1.5 litrelik su şişesi koyuyorum, sağ kolumu da ona dayıyorum.
+1
co2s2
(08.07.26)
Direksiyon sadece aşağı yukarı hareket etmez, kendinize doğru çekerseniz size doğru da hareket eder bilginiz olsun.
+1
kimlanbu
(08.07.26)
Torasik outlet sendromuna bağlı kol ağrısı olabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne muayene olmanızı öneririm
0
Solaris1
(08.07.26)
(15)

Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

renegade
sb
sb
📊 Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

Bu anket sona erdi. 72 oy kullanıldı.

0
renegade
(07.07.26)
Doğru insanla evlenirdim. Ben evlendiğimde ikimiz de çok toyduk, çocuktuk neredeyse o yüzden ona bişey diyemem.
-6
gobekliraki
(07.07.26)
bekarım.
şimdiki aklım olsa 2018'deki sevgilimle hemen evlenirdim.
0
rain when i die
(07.07.26)
34 e ,bekar.
Mümkün olsa askere gitmeden evlenirdim.bıktım arayış içinde olmaktan,saçma insanlardan.
+3
denizciman
(07.07.26)
Esimle yas, sehir is her seyden bagimsiz hemen evlenirdim.
Esimi hic tanimamis olsaydim da birini bulur yine evlenirdim.

Bence evliligi seven biriyle evli olmak cok güzel.
-4
Purple life
(07.07.26)
başka biriyle evlenirdim
0
barisa
(07.07.26)
Eşime geç rastladım. 20lerin başında birbirimizi bulup daha çok gezmek takılmak isterdim
+1
Hallegadola
(07.07.26)
Bekarım, şimdiki aklım olsa 25’te evlenirdim.
0
ezkaza
(07.07.26)
Evlilik güzel şey de toplumumuzda bu çok abartıldığı için farklı yerlere gidiyor
0
liynet62
(07.07.26)
Çok geç tanıştım. 13 senedir beraberiz. Keşke lisede tanissaydim diyorum
0
topkapiaksaray
(07.07.26)
doğru insan diye bir şey kesinlikle yok. her insan yanlış yapma ve kafayı yeme potansiyeline sahip. bugünkü aklım olsa en en en doğru kişiyle bile ilişkime devleti karıştırmazdım.
0
loch ness
(07.07.26)
Evlenmeme ve devleti karistirmama kismini uzatabildigim kadar uzatıp 35 de evlendim.
Üstelik evli olduğumuz durumda onun şirketinde faydalanabileceğimiz çok büyük bir avantaj vardı ve ben senelerce direndim. Bunun için evlenecek değilim herhalde diye.
Ne oldu yıllar boşa gitti ;)

Beraber yaşadığımız evde her şey sevgilimin uzerineydi o yurtdisindayken ben anahtarımi unutup çilingir çağırdım site güvenliği cilingiri içeri almadı. Yasal olarak kiracı o diye. 😅 O gün yaşadığım sinir harbinden sonra sokarım deyip bı adım daha yaklaştım.

Yani ülkede partnerlik de yasal olarak kabul görüp bazı seylerin önünü açsa evlenmezdik bence ama bu durum yok.

Arada keşke daha erken evlenseydim dediğim oluyor ama bu konudan konuya değişiyor bazen de iyi ya zamanında evlendik işte diyorum.

Her şeye eşit uzaklıkta yım sanırım.
0
a perfect lie
(07.07.26)
30 sonrasında evlilik kararı almak çok zor. Ama ben yine de evlenmezdim. Evliliğin her koşulda deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum ama Türkiye'de evlilik ve boşanma süreci erkek için çok zor. Beklentiler çok yüksek.

Ek olarak tanıştığım kadınların çoğu evliliği kendi ailesinden kaçmak ve eşinden maddi destek olarak alabilmek olarak görüyordu. Maddi açıdan kendine yetebilecek ve sorumluluk alabilecek bir kadınla tanışsam evlenirdim, evlenirim.
0
stefano
(07.07.26)
Evliliğimin 5. , birlikteliğimin 8. yılı. Ara ara eşime de söylerim keşke 20lerimde çıksaydı karşıma evlenirdim
0
gadlemler
(07.07.26)
her şey zamanında güzel .. 10 yıl sonra olacaklar için o günden hazırlık yapmaya gerek yok. kimi seviyo5rsanız kiminle evlenmek istiyorsanız evlenin.
0
co2s2
(08.07.26)
Evlenirdim ama ikinci bir evlilik yapmazdım sanırım.
0
kendimefotograflarim
(16.07.26)
(11)

Araba Önerisi

itsonlyhumannature
Merhaba,Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroe
Merhaba,

Biz 3 kişilik bir aileyiz, bir de orta boy bir köpeğimiz var. Bu nedenle içi ve bagajı geniş araç arıyoruz. Bütçemiz 1.1m 2018 ve üzeri model bakıyoruz. Niye 2018 demeyin, bilmiyorum.
Ben arabalardan pek anlamam. Çevremizdekilerin önerileri ile Fiat 500L, Opel Crossland, Ford Ecosport, Citroen C3 Aircross, Dacia Sandero tipi araçlar bakıyoruz. Sizin önerebileceğiniz, şunu al gözün arkada kalmaz ya da manyak mısın bu araç alınmaz diyebileceğiniz varsa önerilerinizi beklerim.

Gözümüzde öyle çok büyük bir konfor yok. Aşırı hız yapma hevesi vs de yok. 130-140'ı gördüğünde araba acı çekmesin yeter.

teşekkürler.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
Hocam bu arabalar B segment ufacık arabaların yerden 5-6 cm yükseltilmiş halleri. Bunlar aşırı ufak. İlla SUV olacak diyorsanız bile C-SUV'lara bakmanız lazım. Bu arabalar 2 kişi için bile ufak.
+1
himmet dayi
(02.07.26)
Bu saydığım araçlardan sadece 500L'yi inceleme fırsatım oldu. Onun genişliği yeter bize. Bir de dediğim gibi 1.1m bütçem var. c-suv nedir bilmiyorum ama internetten şimdi baktım da onların kazasız, görece düşük km'lileri için en az 1.5m falan bütçeye ihtiyaç var sanırım
0
🌸itsonlyhumannature
(02.07.26)
500L boyut olarak hepsinden ciddi anlamda daha büyük. hele hele c3'ten, sandero'yla karşılaştırılmaz bile. ecosport'un bagajının yana doğru açılması saçmalığını sevmemiştim.

500L boyut olarak size yeterli gelecektir.
0
co2s2
(02.07.26)
crossland nası ufak ya. her binen ne kadar büyük bu diyor.
0
jelly bear
(02.07.26)
Artık ticari araçlarda kalite arttı. Psa grubunun ürettiği opel combo citroen berlingo pejo rifter partner hatta toyota procity aynı fabrikadan çıkıyor. Gayet konforlu araçlar. Citroen berlingo bence bu grubun en hoş olanı. Düşük kmde bulabilirsiniz.
Ford ecosport kronik sıkıntılı bir araç yanaşmayın.
0
mikahakkinen
(02.07.26)
verdigin listede bence en zayif halka 500L, ben olsam bulasmam.
arabalardan anlamiyorsaniz japon almanizi oneririm. honda/toyota, bonus mazda.
-1
cooperr
(03.07.26)
model ve yıl önerir misiniz
0
🌸itsonlyhumannature
(03.07.26)
2023 sonrası 2. El citroen berlingolara bakabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
vitara, sx4, s-cross.

tercihen hibrid olmayan 1.4 turbo 140'lıklara bakın.

aisin 6 ileri otomatik şanzıman var.

combo, rifter vesaire sakın almayın (k9 platformu diye geçer). hepsi aynı araba. elektronik problemler + adblue + dpf problemleri.

c3 aircross ile crossland aynı araba. opel'İn ürettiği en kötü arabalardandır. yine geçin.
0
rain when i die
(03.07.26)
biri bonus mazda yazmış :) türkiyeden çekildi ona göre. yapay zekadan fikir alsanız daha iyi olur diye düşündüm yorumlara bakınca :D

c-suv bakın demişler ama maalesef bütçeniz c-suvda aradığınız yılı vermez. kadjar c-suvda bakabileceğiniz en uygun araçtır ama 1.1 milyona en iyi ihtimalle 2016-2017 bulursunuz.
-1
ofelia
(03.07.26)
mazdayi "biri" degil ben yazdim.
piyasadan cekilmis olmasinin cok onemi yok zira arkadas ikinci el arac bakiyor. :D
500L alacagima piyasadan kalkmis mazda'yi alirim.
bonuslara bu kadar takilma delugaaanli, aklinizi da surekli yapay zekaya emanet etmeyiniz..
0
cooperr
(04.07.26)
(7)

Türkiye'de lisans sonrası Avrupa'da işe girmek olası bir durum mu?

klardtt
Selamlar,Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum. Buna ek,
Selamlar,

Mezun olmama 1 dönem kaldı. İş yerinde, mülakatlarda bana sorulan sorulardan biri "yurt dışında çalışmayı düşünüyor musun"

Benim anlamadığım, bu isteyerek olan bir şey mi?

Tr'de iyi kabul edilen okuldan birindeyim, mühendislik okuyorum, 3+ ortalamam var şu an. 3+ ile de mezun olurum.

Buna ek, erasmusa gittim, iskandinavya'da. Hibe çıkmayınca gitmeyecektim, ama daha sonra ailemin iş yerinden bana burs verenler oldu. Öyle kıt kanaat yaşayarak gidebildim. Ama gerçekten maddi açıdan çok zordu, o kadar avrupaya gittim, gittiğim ülkeden başka hiçbir yeri gezemedim. Sadece olduğum şehir, ve o ülkenin başkenti. Cidden çok pahalıydı. Harika bir deneyimdi ama aile bütçesini çok zorladı.

Daha önce gidenlerin hikayelerine baktığımda, yl için gidip öyle yerleşenleri, iş arama vizesi ile gidenleri çok gördüm. Bunlarda çok maddiyat gerektiren şeyler değil mi? Bana şu an iş arama vizesini verseler; uçak masrafı + vize masrafları + konaklama yemek; en fazla 2 hafta dayanırım yani. Ailem asgari ücretli çalışan o yüzden onlara güvenerek yapabileceğim bir şey değil.

Yurt dışında çalışmayı felaket isterim ama daha yurt içinde iş bulamıyorken; avrupadaki bir firma, neden Türkiye'de yeni mezun birisinin vizesine sponsor olsun ki. Yani burada çok ciddi potansiyel vaad ediyorsa /başarısı varsa anlarım da...

Niye insanalar böyle diyor? Bu profilde yurt dışında kolaylıkla iş bulabilir miyim yani?
0
klardtt
(30.06.26)
Yüksek lisansa bir çuval para döküp sonrasında çalışma izni alıp iş bulamayan çok insan var. Halihazırda içeride bu kadar insan varken dışarıdan birini sisteme sokmak için pek uğraşmazlar. Bazı Avrupa ülkelerinde ciddi bir iş krizi var.

Akademisyen ve sağlıkçılar dışında artık çok zor. Pandemi öncesindeki birkaç yıl IT sektöründe çalışanlardan giden çok oldu. Artık böyle bir şey yok.
0
michael harddd
(30.06.26)
mühendislikte yurt dışında çalışmak çok yaygın ve daha kolay. birçok arkadaşım kendi iş buldu gitti. tabi hangi mühendislik o da önemli. benim çevrem bilgisayar mühendisi hep.
ama iktisat mezunu arkadaşım da gitti mesela. mümkün gayet.
0
jelly bear
(30.06.26)
avrupa'da ekonomi hiç de iyi değil.
iş piyasası felaket.
ya yüksek lisans'a git.
ya da türkiye'de tecrübe kazanmaya odaklan.
0
rain when i die
(30.06.26)
lisans sonrasi direkt is bulmak cok denk geldigim bir sey degil. genellikle yuksek lisans (master) icin gidip orada kovaliyorlar. fakat siz yuksek lisans dusunmuyorsaniz, is odakli olmak istiyorsaniz, yapilacak en iyi seyler bence son donemde erasmus'a gitmek ve orada bir seyler bakmak, mezuniyet sonrasi erasmus staji yapmak (bu mumkun) veya work & travel programlarina bakmak oldugunu dusunuyorum. bunlardan birini yaparsaniz, orada bir seyler bulma sansiniz artar.
0
Sour
(30.06.26)
Benim gördüğüm kadarıyla şu an için ortalıkta ilanlar dolansa da ben kendim oturuma sahip olduğum halde hiç birşey bulamıyorum. Kendimce özel durumlarımdan dolayı bulamıyor olabilirim ama buraya yeni geldiğimde çok çok daha kolay görüşme ayarlıyordum. Şimdi ilk telefon görüşmesini bile yapamıyorum. Türkiye ve Hollanda'dan çoğunlukla ilanlara başvuruyorum ikisinde de durum aynı. Yani özetle kötü bir zamandayız Avrupa'da iş bulmak için.

Bu arada yurtdışında çalışmayı düşünür müsünüz diye soranlar kim tam olarak, Türkiye'de iş görüşmesi yaptığınız şirketler mi? Öyleyse onlar "bu adam yurtdışında ilk fırsatı bulduğunda hemen uzar mı? Burayı zıplama tahtası olarak mı görüyordur." diye anlamaya çalışıyorlardır.
0
mbond
(30.06.26)
@mbond

Hem mülakatta hem stajlarda. Yani öyle bir soruyorlar ki sanki benim için opsiyonmuş gibi. Cevap olarak; İstanbul’da güzel bir iş bulursam kalmayı yeğlerim, diyordum.
0
🌸klardtt
(01.07.26)
yeni mezun alınca 2 sene çalışıp gidecek etiketi oluyor üzerinde. iyi bir okuldan mezun olduğun dilin olduğun için o riski tartıyorlar heralde. hele kurumsal yerler değilse öyle oluyor genelde. aldığın maaşla 5 sene çalışsan bile bir araba alamazsın, evi geçtim. ekonomimiz çok iyi. orta sınıf çalışanın üzerinden kamyonla geçtiler.

ayıya dayı de, türkiye cennet de. şirketten kimseye yurtdışı planı falan bahsetme asla.

git singapur falan bursları var. japonya kore bursları var. amerikada da kabul alırsan burslu yaşayabilirsin.

avrupa gerçekten bir katma değer sunamıyor, kapağı atan bir şekilde yaşıyor ama avrupa yetenek falan aramıyor, ayak işlerini yapacak insana daha çok ihtiyaçları var, o yüzden kaçak göçmen olarak tutunma şansın daha yüksek eheh.
0
kveldulv
(02.07.26)
(14)

avrupada neden guzel turk peyniri uretimi yok?

lemmiwinks
buyuk turk peyniri ureticileri kutuda suda bekleyen dandik peynir satiyorlar. guzel bir klasik beyaz peynir, izmir tulum, eski kasar uretimi yok, ya da yok denecek kadar az. sebebini bilen ya da tahmin edebilen var mi? o kadar turk var, ama guzel bir peynir bulmak cok zor. turkiye'den ithalat da cok
buyuk turk peyniri ureticileri kutuda suda bekleyen dandik peynir satiyorlar. guzel bir klasik beyaz peynir, izmir tulum, eski kasar uretimi yok, ya da yok denecek kadar az. sebebini bilen ya da tahmin edebilen var mi? o kadar turk var, ama guzel bir peynir bulmak cok zor. turkiye'den ithalat da cok kisitli.
0
lemmiwinks
(29.06.26)
peynir pek karli bir iş degil,
(zengine satmadigin surece tabi)
süt ürünlerinden para kazandiran en iyi mahsül Ayran diyebiliriz sanirim.
+1
designer
(29.06.26)
Yeterli talep yok bence. Pazarlama eksiği var.. Rakibi olan feta daha bilindik.
0
reactionic
(30.06.26)
gerek olmadığındandır. mesela romanya'da napolact, president, olympus gibi zibilyon üretici var.

ben düzenli olarak olympus'un fetasından alıyorum.

braşov - mureş yolunda fabrikaları, hemen braşov çıkışında.
0
rain when i die
(30.06.26)
AB uyesi ulkelerin tabii ki pazarda avantaji olacak, sen AB disindansin sana ek vergi var. Pinar, Gazi Alman firmasi, Almanya'da uretip satiyor, Nefis Belcika'dan uretim. Direk Tr'den ihrac edersen fiyat avantajin olmuyor. Beyaz peynirde Yunan feta'larla yarisamaz zaten bizimkiler. (Epiros, Dodoni'leri dene lezzet olarak 10 basar bizimkilere) Kasar desen polonya kashkavali, italyan provolone'leri dururken Turk kasari arayan var midir bilmiyorum. Peynir pazari epey cekismeli, zor bir pazar sonuc olarak. Adamlarin buyuk marketlerine giremiyorsun, Turk marketleri de alayi kazikci zaten.
+2
freedonia
(30.06.26)
ben neden avrupalilara peynir satamiyoruzdan cok, neden gurbetciler klasik turk peynirlerini cok da aramiyorlar kismindayim aslinda. yoksa avrupalilar bizim peynirlerimize alisik degil, yunanlilar gibi salatalara koyup alistirmadik onlari :) bizim beyaz peynirlerimiz her turlu fetadan daha iyi bence.

gazi, pinar falan neden gercek klasik beyaz peynir uretmiyor acaba? herhalde turkler de bunlari cok aramiyor. eker, muratbey ve markasiz ama bircok yerde aynisi olan beyaz peynirler turkiye'den ithal ediliyor. ithalat kismi zaten kosullari saglamasi zor sanirim, ama avrupada neden uretmiyorlara bayagi takildim :D
+1
🌸lemmiwinks
(30.06.26)
Türkiye'deki marketlerin şarküteri raflarında satılan peynirlerin de çoğu dandik. Tırım tırım iyi beyaz arıyorum şahsen. Pınar, Sütaş vb. markaları eve sokmam.
+2
auroraaurora
(30.06.26)
Yaşadığım yerde bir Türk market var. Biz de o bahsettiğiniz su içinde yüzen peynirimsiden bulabiliyoruz sadece. Marketin sahibine bir gün "Tulum peyniri olsa ne güzel olur. Getirmiyor musunuz?" diye sordum. "Birkaç kez getirdim ama gitmiyor. O yüzden getirmiyorum artık" demişti.

Normalde buradaki Türk topluluğuna sorsak "aaaa peynir gibi peynir yok evet" derler ama iş satın almaya gelince ortada yoklar :D

Yani evet, talep düşük.
+1
himmet dayi
(30.06.26)
Almayadaki Turk marketlerinde secki baya baya iyi.
0
Sattva
(01.07.26)
baya iyiden kastin nedir @Sattva?
0
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
Sattva
(01.07.26)
@Sattva, bunlar benim begenmedigim peynirler, iyi bir secki oldugunu dusunen turkiye'de peynir yememistir :D
+2
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
Bence yasadiginiz yerle alakalı, güzel bir Türk marketindeki peynir reyonu Türkiye’deki migrosun falan 10 katı Türk peyniri seçkisine sahip. Lezzet başka çeşit başka. Özellikle gazinin tulum peyniri lidl gibi ucuzluk marketlerinde bile oluyor ki ben begeniyorum. Yöremin ezinesi ve Erzincan tulumu de gayet başarılı. Ama soru bunlar yokmuş gibi sorulmuş ben de var siz yenisiniz galiba demek için örnek verdim.
0
Sattva
(01.07.26)
ben cok yeni sayilmam. idare edecek peynir de buluyorum ama tam memnun edecek bir peynir bulamiyorum. edirneli biri olarak belki standartlarim yuksektir bu konuda. ama soyle bir sey de var, buradaki peynir seckisine turk peyniri seckisi denemez bence. o yuvarlak kutudaki su icindeki peynirler turk peyniri kategorisine girmemeli. erzincan tulum konusunda belki daha basarili secenekler vardir, o benim ilgi alanim disinda :) yorem ezine de denemedim, burda gormedim ama diger yuvarlak kutu peynirlerinden sonra onyargiliyim.

benim standartlarima yakin olanlar asagidakiler ama onlar da hep turkiye'den geliyor. benim sorum neden avrupada bu tarz peynirler uretilmiyor / cok az uretiliyor.
antepspeciaal.com
antepspeciaal.com
aytassupermarkt.nl

hollanda'da uretilen su silifke var mesela, ama guzel degil.
hobokenmarket.be
+1
🌸lemmiwinks
(01.07.26)
silifke var, guzel degil demistim en son, ama ondan sonra tekrar almak durumunda kaldim, ve bu sefer guzel cikti. umarim boyle devam eder :)
0
🌸lemmiwinks
(13.07.26)
(3)

Sıfır toyota corolla'ya 25K USD değer mi sizce?

michael harddd
Alternatif olarak 2010-2015 arası 10K USD civarında alabilirim ama 100 000 mil üstü araçlar. Taksitle sıfır corolla almak mantıklı mı sizce?
Alternatif olarak 2010-2015 arası 10K USD civarında alabilirim ama 100 000 mil üstü araçlar. Taksitle sıfır corolla almak mantıklı mı sizce?
0
michael harddd
(28.06.26)
Tabi ki mantıklı. Bende 2024 model var hybrid corolla hatchback, gerçekten çok seviyorum. Sadece uzun yolda biraz uğultusu var.
2026 sedan da sürüyorum bazen, o sa son derece konforlu.
Yakıt tüketimi 5 civarında, mük
0
megalomaniac
(30.06.26)
araba bakımlıysa, iç / dış temizse, branded title'ı yoksa neden almayasın 100 k mil üstünde corolla?

amerikadaysan autotempest'tan bak. güzel arabalar var.

nakte ihtiyacım olsa sıfır araba almazdım abd'de.
0
rain when i die
(30.06.26)
@rain when i die

sıfır araba mantıksız gibi görünüyor ama 100k mili geçmiş bir arabaya 10k vermek uzun vadede biraz riskli. birkaç arızada maliyet 15K yı geçse mantıksız bir durum oluyor.
0
🌸michael harddd
(30.06.26)
(18)

Arabanız ne renk

arbre
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
-5
arbre
(24.06.26)
mavi, siyah tavan. kir göstermesi dışında güzel.
0
inheritance
(24.06.26)
arabam yok ama peugeot 3008in rengine hastayım
0
neira
(24.06.26)
su an arabam yok. varken beyazdi. ben beyaz seviyorum ama sikildim. yeni araba alacak olsam guzel bir kirmizi secenegi varsa kirmizi alabilirim. yoksa mavi veya gri tonlari olabilir. siyah sevmiyorum.
0
lemmiwinks
(24.06.26)
alıcak olsam gri, ya da çok açık renkler alırdım.

Yaz gününde, siyah arabalar 65 dereceye kadar çıkıyor, beyazlar ise 45 dereceye kadar.

Soğutma performansı, yakıt tüketimini ciddi etkiliyor.
0
substituent
(24.06.26)
substituent, gri siyahtan iyi o zaman
-5
🌸arbre
(24.06.26)
beyaz :-)
0
euteamo
(24.06.26)
yukarida arkadaslarin bahsettigi gibi
renklerin isiyi sogurmasi ;

m.youtube.com
0
designer
(24.06.26)
gümüş. silky silver metallic diye geçiyor.
0
rain when i die
(24.06.26)
Gri
0
logisticsmanager
(24.06.26)
Yeşil :)
0
gadlemler
(24.06.26)
evet beğenirim, önceki aracım füme şimdiki beyaz ama füme daha güzeldi
0
kestane gürgen palamut
(24.06.26)
@arbre

Kesinlikle. Siyah ve beyaz en uç durumlar olarak düşünebiliriz.

Açık renkler ışığı daha çok yansıtır, kapalı renkler çok soğurur.

Tam beyaz en iyisi ama o da çok beyaz eşya gibi duruyor. Gri renkler, açık mavi gayet kabul edilebilir bence.
0
substituent
(24.06.26)
Gri beğendim bir tane ama gönül siyah ya da beyaz istiyor, sıcaklık konusunu düşününce beyaz mantıklı geldi
-5
🌸arbre
(24.06.26)
Gri
0
umutt
(24.06.26)
koyu gri
0
benimkibu
(24.06.26)
yaygın renkleri görsel olarak sevmiyorum ben, renkli hatta rengarenk olsun isterdim kaplamalı anime stickerlı tarzda olanlar mesela yurt dışında daha yaygın onlar çok güzel olabiliyor. mavili yeşilli pembeli kırmızılı filan güzel tasarımlı sevdiğim bi animenin karakterleriyle olsun isterdim, rally aracı tarzı tasarımlar da çok güzel çocukken sokakta bi lacivert impreza vardı öyle :) ama benimki düz beyaz :(

düz renk olacaksa da mavi isterdim ama şu var ki beyaz cidden en garantisi... daha az ısınır güneş yanığı vernik atması çizik vs. daha az belli olur. o yüzden beğenmesem de memnunum beyaz olmasından.
0
konetsu
(24.06.26)
Beyaz.
0
ekimoloji
(24.06.26)
Parlak gümüş gri.
Başta pek istemiyordum başka seçenek olmadığı için mecbur kaldım ama kullandıkça çok sevdim. Kirlenmeme açısından da iyi.
0
megalomaniac
(25.06.26)
(9)

Acil schengen lazim

baldur2
Herhangi bir yolu var mi ayin 10'u gibi almanya'ya gidebilmem icin. Para vs yedirmeye raziyim. Bir sekilde en kotu vize basvurusunda bulunmam lazim.
Herhangi bir yolu var mi ayin 10'u gibi almanya'ya gidebilmem icin. Para vs yedirmeye raziyim. Bir sekilde en kotu vize basvurusunda bulunmam lazim.
-1
baldur2
(23.06.26)
daha önce hiç schengen aldın mı?
-1
jelly bear
(23.06.26)
aldim ama 13 sene once.
0
🌸baldur2
(23.06.26)
Çıkma ihtimali var, paranın çöp olma ihtimali de var
Büyük firmalara vize konusunda VIP acenta hizmeti sağlayan kurumlar var
ATG- TURKEY

Telefon açıp bilgi alabilirsin.
0
HellKeePer
(23.06.26)
hem almanya hem 15 gün içinde başvuru ve sonuç... immmmkansız.
0
chanandler bong
(23.06.26)
isveç norveç finlandiya bu ülkelerden randevu bulursun. danimarkada da bulursun da yetişmez işlem süresi. hemen bak. başka da zor.
yunanda biri iptal ederse belki. bu hafta randevu buldun buldun.

çalıştığın şirket gönderirse ticari vize randevusu da kolay olabilir.
0
jelly bear
(23.06.26)
Bir tek yunan çok çabuk veriyor ama temmuz randevularını verdi çoktan
0
mor oje
(23.06.26)
romanya için alıp, cluj veya bükreş'ten giriş yapıp, oradan da almanya'ya ekstradan uçulabilir. romanyanın schengen olumlu dönme olasılığı yüksek.
0
rain when i die
(23.06.26)
kültür davetiyesi ile randevudan tam bir hafta sonra pasaportu almıştım. bir davetiye çözdürürseniz, randevuyu da bahsi geçen şirket/acentalardan ayarlayabilirseniz mümkün.
0
klassno
(23.06.26)
Vize başvurusu yaptıktan sonra 3-4 gün içinde vizeyi vermiş oluyor Yunanistan. Kosmos 'ta randevu bulursan yetişir. Onun haricinde zor.
Ben olsam kosmosla arası iyi olan turizm acentelerine bakardım. Biraz para yedirsen belki yarına bile bulursun.
0
etna
(24.06.26)
(7)

Acemi sürücüye güvenli araç bakıyoruz.

mahmuttt
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz) Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini il
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)

Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini ilk sırada önerirsiniz? veya bu liste dışından?


En doğru ikinci el stratejisi

Ben sizin yerinizde olsam şu sırayla bakardım:

2024–2025 Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
2020–2024 Mazda CX-30
2020–2023 Volvo XC40 T3/T4
2022–2025 VW T-Roc Style/R-Line
2024–2025 Toyota C-HR Hybrid üst paket
2023–2025 Renault Austral Esprit Alpine
2021–2025 Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket

En doğru sıfır stratejisi

Sıfırda benim sıralamam:

Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
Yeni VW T-Roc Style/R-Line
Toyota C-HR Hybrid üst paket
Renault Austral Esprit Alpine / Full Hybrid
Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket
Lexus LBX Elegant / Emotion
Kia Sportage Prestige / GT-Line
Nissan Qashqai e-Power Skypack
Mercedes A200 AMG
Hyundai Tucson Elite Plus
+1
mahmuttt
(23.06.26)
kriterleriniz birbiriyle çelişiyor.
güvenli ile kastettiğinizin olası bir kazayı araç içindekilere zarar gelmeden atlatmak olduğunu farzediyorum. mesela siz sarı ışıkta yavaşlarken, arkadan gelen kamyonun durmak istemediği için hızlanması ve size çarpması. bu senaryoya uygun araç genişçe, belirli bir boyutun üzerinde oluyor.
"mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde" bir araç ile de küçük, manevra kabiliyeti yüksek, içinde oturanın etrafını rahatça görebildiği bir aracı kastettiğinizi düşünüyorum.
bence bu iki istek birbiriyle çelişiyor. önceliklerinizi kullanım alanınıza göre yeniden belirleyin.
0
tnz
(23.06.26)
kriterleriniz çelişiyor + 1. listenizdeki araçların çoğu suv veya sedan. bunlarla dar sokak, kolay park yapamazsınız. bunun için a ya da b sınıfı araç bakmanız lazım.

bir de acemi sürücüye sıfır mercedes, lexus vs. alınmaz bence (param çok diyorsanız o ayrı)
+1
inheritance
(23.06.26)
"Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)"

bunun için acemi sürücüye araba kullanmayı öğretin ilk önce.

çoğunlukla nerelerde ve hangi amaçla araba kullanılacak sorusundan başlayın.

zamanında kaza test laboratuarında staj yaptım. belli hızdan sonra euroncap vesaire anlamı kalmıyor :)

---

bence tam öğrenene kadar vurup, kırıp parçalayacağı, kaporta / far / tampon gibi parçaları her yerde bulunup da montelenebilen araba almakta fayda var.

----

not: 2010'da sıfır km 2009 astra h ile araba kullanmayı öğrenip de acemiliğimi attım.

üstüne 230 bin km koydum arabaya.

not 2: arabayı ilk kullandığım an geri geri giderken annemin arabaya dokundum adşnasöfmbnasönf
+1
rain when i die
(23.06.26)
acemi sürücü suv kullanmasın bence. hatchback küçük araç bakın.
0
jelly bear
(23.06.26)
yaris,
i20,
punto,
manuel viteslisinden.
0
designer
(23.06.26)
Corolla cross passion xpack bence de doğru seçim.
1. Zırt pırt arıza vermez. Yolda bırakmaz.
2. Suv değil crossover. Öyle aşırı büyük boyutları yok.
3. Toyotalarda güvenlik donanımları hep standart ve ncap testleri hep 5 yıldız.
4. Passion x-pack'lerde fren desteği, acil fren, kör nokta uyarısı, akıllı park asistanı gibi ek önlemler var.
0
yadigar
(23.06.26)
hepsi çok büyük acemi sürücüye B sınıfı araç lazım.
0
orpheus
(24.06.26)
(17)

Mutsuzluğunuzun temel sebebi nedir

sekizdokuzon
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.Sizinki nedir?Teşekkürler.
Benimki beni aşağı çeken hiçbir şeye ya da kimseye karşı dik duramamam, kendimi savunamamam. Kendimi başkalarının benim hakkındaki fikirleri üzerinden değerlendirmem. En ufak bir etkileşim, yakınlık için bütün sınır ihlallerine ok olmam.

Sizinki nedir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(22.06.26)
Şu an kız arkadaşımı çok özledim

Normalde mutsuzluk sebebim Toyota fiyatları
+1
baldan kaymak
(22.06.26)
butun tuslara basmama ragmen bazi seylerin bir turlu istedigim gibi gitmemesi, normalde kolaylikla olmasi gereken seylerin bir turlu olmamasi.

etrafimda kimse mukemmel degil, hatta vasat. ama herkes benden mukemmel ve hatasiz olmami bekliyor. cok garip.
+1
cooperr
(22.06.26)
Akp.

Ekonomik durum, güvensizlik, korkularım, fırsatsızlık, belirsizlik, gelecek kaygısı…

Temele inince aynı noktaya varıyorum.
+8
mutekebbir
(22.06.26)
kiminin ekmegi yok,
kiminin pastası küçük,
ama sabah erkenden disari cikip ,
aydinligin serinliginde havayi tenefüs etmek mutlu ediyor.
+2
designer
(22.06.26)
Uzun ve anlamsız gelen çalışma saatlerim
0
kendimefotograflarim
(22.06.26)
işsizlik
geleceğimin belli olmaması
bir de flört bile yok be

ilkini çözsem, gerisi gelir bence.
0
rain when i die
(22.06.26)
Beni belirsizlikler mutsuz ediyor.

Gecmisten gelen kötü olaylar travmalar da mutsuz ediyor. Ama su sira düsünmüyorum. Az biraz zaman önce her gece uyumadan agliyordum. O yönümü hiç sevmiyorum.
-1
Purple life
(23.06.26)
kendim
0
Rondak
(23.06.26)
Belirsizlik, mesleğimi yapamamak.
0
ekimoloji
(23.06.26)
Haksızlık. En büyük sebebi bu benim için.
0
truf
(23.06.26)
çalışacağım yer ve bölüm belli olmasına rağmen göreve çağırılmamak.
0
suicmeyenadam
(23.06.26)
Mutluluğu kovalayan bir insan değilim. Fakat benim adıma sevinemeyen, mutlu olduğum anları (tatlılıkla süsleyerek de olsa) sitem etme fırsatı olarak gören insanlarla görüşmeye devam etmek mutsuzluk kabulu olur.
0
sadegazoz
(23.06.26)
Kendim, kendimi demoralize etmekte üstüme yok.
Ve nezaket yoksunu, bencil, kötü niyetli insanlar, maalesef özellikle iş hayatında sürekli maruz kalıyoruz kabalığa.
0
umutt
(23.06.26)
olaysız geçmeyen ömrüm ve maddi zorluklar.
0
art cat chocolate
(23.06.26)
eşim ocak ayında işten çıkartıldı ve çok iyi cvsi olmasına rağmen iş bulamadı.
aylardır bu bizi çok üzüyor.
onun dışında fena değiliz.
-1
matilda
(23.06.26)
yazılanları tekrar etmiş olacağım ama belirsizlik, adaletsizlik duygusu, gelecek kaygısı
+2
deartheodosia
(23.06.26)
Son zamanlarda insanlardan midem bulanmaya başladı. Bir anda etiğe önem vermeyen hatta direkt ahlaksız insanlara çok maruz kaldım. Yakın çevremden hem de. Hayat bu, böyle insanlar var diyip kabullenemeyip hala buna şaşırdığım için de kendime yükleniyorum. Diğerleri mutsuz ediyor beni. Ya da diğerlerinin etkisine bu kadar açık olduğum için kendi kendimi mutsuz ediyorum
-1
denizkenarısandalye
(23.06.26)
(8)

Saçları beyazlayan erkekler boyatıyor musunuz?

adivar
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli. Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
Bazı boyatan arkadaşlar görüyorum çok doğal daha mat duruyor, kiminde hafif beyazlıklar da duruyor. Kiminde ise çok koyu, boyandığı çok belli.
Var mı kullandığınız doğal görünümlü ürün? Ya da yaptırdığınız bir işlem?
0
adivar
(22.06.26)
3 ay önce boyamaya başladım. şıvarzkof 70 numara kullanıyorum. hemen hemen saçımın doğal rengi.
0
yurtsuz john
(22.06.26)
erkek adam modifiye yapmaz. sakallar ve saçlarda yer yer beyaz bölgeler var. boyatmam.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
bol beyaz var, 50/50 yi gectim hatta galiba.
boyatmadim, boyatmam. kellik baslarsa ektiririm.
beyaz sacin ekmegini yedim, sikinti yok.
0
cooperr
(22.06.26)
kendine bakmak iyi birsey lakin boyatmayi hiç düşünmedim,
gerçi boyayacak kadarda kırlaşmadik daha.
0
designer
(22.06.26)
Saç dökülmesi daha büyük tehlikeli. Beyazlama sorun değil.
0
HellKeePer
(22.06.26)
ilk beyazı 23 yaşında askerden sonra gördüm, sevindim.

çok artmadı 35 yaşına gelsem de.

ama sakalda geçmişte turuncu olan her yer beyaz oluyor artık.

yine de boyatmam, devam.

saç olsun da isterse pembe olsun kendiliğinden.
0
rain when i die
(22.06.26)
şuan etrafımdaki çoğu erkek saç kesimine gittiğinde boyatıyorda ama transparan boya gibi aşırı boya boya durmuyor, akınca doğal duruyor.. bıyık sakalda boyatan var..60 yaşındakide 30 yaşındakide boyatıyor. ekonomik durum çoğunda orta-üst
0
eja
(23.06.26)
boyamıyorum. ortamlarda richard gear gibi geziyorum.
0
ground
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(4)

Yurtdisi banka kullanimi ve sms kodu alma

baldur2
Simdi yurtdisi hattim var fiziksel olandan, banka kodlari geliyordu ama simdi nedense gelmiyor, no service uyarisi aliyorum.1- sms kodu olmadan baska yollarla islemlerimi yapabilir miyim?2- sim yuvamda sorun olmadigina eminim, ayni provider'in esimini kullansam acaba sorun cozulur mu?3- numarami deg
Simdi yurtdisi hattim var fiziksel olandan, banka kodlari geliyordu ama simdi nedense gelmiyor, no service uyarisi aliyorum.

1- sms kodu olmadan baska yollarla islemlerimi yapabilir miyim?
2- sim yuvamda sorun olmadigina eminim, ayni provider'in esimini kullansam acaba sorun cozulur mu?
3- numarami degistirsem esim vasitasiyla o ulkeye ait bir saglayiciyla, is yapar mi bu yontem?
4- fiziksel sim oldugu yerde duruyordu, zarar gordugunu sanmiyorum, sildim temizledim vs.

Yani sizce nasil bir cozum izlemeliyim, butun alternatiflere acigim? Saglayiciyla da konustum 2-3 gun icinde halledeceklermis.
0
baldur2
(17.06.26)
denemişsinizdir büyük ihtimalle ama uçak modunu kapatıp açın. telefonu kapatıp açın.

yerli bankalar bazen sms yerine uygulamadan gönderiyor şifreleri.

yurtdışı hatlarda da oluyor mu bilmiyorum ama yerli hatlarda sim kart değişince bankadan onaylamak gerekiyor sim kart değişikliğini.

sim kart değişikliği ile aynı.
0
inheritance
(17.06.26)
ben telefona sıfırdan format attığım zaman romanya brd bankasının uygulamasına girememiştim.

banka şubesine gittim.

uygulamayı tekrar aktif ettiler.

şubeye gitmek gerekebilir.

öte yandan türk bankaları için türk telefonuma geliyor sms'ler.
0
rain when i die
(17.06.26)
sim i aktif etmeye calistiginizda mevcut saglayicilara otomatik olarak baglanmaya calisir. Saglayici Tr de mesela turkcell ile anlasmaliysa telefon bazen gidip vodafona a baglanmaya calisiyor olabilir. Manuel olarak baglan secenegi ile available gorunen tum sebekelere tek tek 5-10 defa tiklayarak manuel baglanmayi deneyin. Bu yontemle daha once sorun cozmustum.
+1
The_Lollok
(17.06.26)
ayni sim card baska telefonda calisti. benim imei mi blokladilar acaba?
0
🌸baldur2
(17.06.26)
(10)

Turkiyede maaslar nasil?

inte17
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sor
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.

Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sorunca "inanma insanlarin cok kucuk bir yuzdesi 70+ kazaniyor" gibi bir seyler demisti.

Simdi iki kisilik bir ciftin evine aylik 100-120k giriyorsa refahi iyidir diyebilir misin? Tekrardan soyluyorum Istanbul disi icin konusuyorum cunku Istanbulda giderlerin ekstra fazla oldugunu tahmin edebiliyorum.
0
inte17
(12.06.26)
Mavi Yaka 35 40 ortalama bence.
İlla daha yüksek alan da vardır da düşük alanlar ortalamayı aşağıya çekiyor.
Beyaz yaka da özellikle başlangıç bu civarlardadır.
0
denizciman
(12.06.26)
beyaz yaka maaşlarını yazabilirim, hangisini merak ediyorsun?

mesela mali işler departmanı için başlangıç maaşı 50k TL. uzman yardımcısı. daha azına personel bulamazsın ki biz bulamıyoruz. yönetmen maaşı 80k TL, yine onun altına bulamıyoruz. müdür maaşı 120k TL. bunlar asgari tutarlar, gerçekten de daha altına mümkün değil bulamıyoruz. kurumsal parası bol şirketlerde mali işler uzmanı 80k-120k arası, müdür 180-200k normal. direktör, grup müdürü asgari 220 ister, 250 üzeri yine normal rakamlar. mavi yakanın maaşı bir tık düşük gibi gözükse de fazla mesai ile çift maaşa yaklaşırlar.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
3-5 bin dolar maaşlar ne güzel de telaffuz ediliyor. bu elemanlar ne yapıyor ki bu kadar maaş veriliyor. şirkete katkıları ne kadar acaba. kıskanç Almanya'da ile bosch da çalışan mühendis 3000euro maaş alıyor. burda işçi 2000-2500 euro maaş alırken eylem yapmaya kalkıyor iş bırakıyor. kurlar bu kadar düşük kalmaya devam ederse yakında maaş alınacak bir iş kalmayacak herhalde.
-3
gercekdunya
(12.06.26)
şu rakam iyi midir meselesi tamamen yaşam standardınızla alakalı.
ev kira mı, okuyan çocuk var mı, tatil alışkanlığınız, dışarıda yeme içme... yani bunların hepsi etken. istanbul dışı da olsa etken. kendim için konuşursam eğer yeterli değil mesela o rakam.

www.instagram.com
-2
elorelia
(12.06.26)
yarı kurumsal diyelim 3k çalışanlı şirkette muhasebe uzmanına 50-70 bandında, sorumlu 80 -100 bandında senede 1 yarım maaş var, mesai veriliyor.
0
eja
(12.06.26)
2026 ocak ile beraber ort. beyaz yaka maasi net 50-100k arasinda, 60k'larda yogunlasmis sekilde. istanbul'da klasik levent sisli civari calisan beyaz yaka insanlardan bahsediyorum. kidem arttikca ya da yoneticilik titresi geldikce 150'lere dogru yaylaniyor.

mavi yakayi hic bilmiyorum.

tip doktoru arkadaslarimdan pratisyenler 100, asistan 140-150, uzman arkadaslarim 180+ civarinda aliyor.

memur maaslari zaten internette net yayinlaniyor. ornegin arastirma gorevlileri 100k civari, polisler 70-100k arasi vs.

yeni mezun yazilim muhendislerinde maaslar cok karisik ama 5+ yil deneyimlilerde de 120-240 arasi dalgalaniyor.
0
gitdaddy
(12.06.26)
türkiyede 60 80k maaş alan insan yüzdesi en fazla yüzde 5 olarak açıklandı. bilfen hatta özeldeki öğretmenler istanbul ankara izmirde değilse asgari ücretin biraz üstünü alıyor. özel okullarda o maaşlar yok.
kendimden örnek veriyorum. egede büyük bir ilçedeyim eşim ve ben memuruz. evimiz arabamız var. 1 çocuk var özel okula gidiyor. araç kredisi ödüyoruz. belki ayda 1 kere dışarda yemek yiyebiliriz. evden çıkmayıp mal gibi yaşarsak para birikir ki o paraylada o birikimle de bir şey olmuyor. istanbulda giderler daha pahalı tabii ki.
anadolu için konuşursak kiralar 15 40 arası değişir. araç varsa giderleri ayrıca çocuk özel okula gidiyorsa bir maaş gidelere gider. anadoluda kredin yoksa rahat yaşanır ama kalitesiz yaşanır. sonuç olarak kalitesiz bir hayatı çok pahalı yaşıyoruz. büyükşehirde de küçük şehirde de.
+2
mikahakkinen
(12.06.26)
maaşlı çalışan kesim içinde 100-120 binin ortalamanın üzerinde olduğu net. o konuda herkes hemfikirdir sanıyorum.

refah konusunda net bir fikir vermek için veriler çok yetersiz.
ailede araba var mı? çocuk var mı? aylık bu miktarı kazanan kişilerin ''refah'' kriteri nedir?
bunlar sonucu çok değiştiriyor.

çiftin kredi borcu vs si yoksa, çocuğu yoksa, 2.bir ev sahibi olma, birikim yapma gibi bir hedefi yoksa, tatil harcamaları vs pek yoksa gayet refah içindedir denilebilir.

yukarıdaki çiftten farklı olarak 2.bir ev sahibi olma fikri varsa, (afedersiniz dandik bir semtte sıçan deliğinden hallice metrekarelerde 1+1 dışında ise hedeflenen ev, o hedefe ulaştıramaz.)

çocuk varsa ve çocuğun tüm sağlık işlemleri devlet hastanesinde yapılıyorsa, çocuk herhangi bir ücret karşılığı spor, sanat, hobi, eğitim vs vs kursuna gitmiyorsa, devlet okulunda okuyorsa, farklı bir şehirde üniversite öğrencisi değilse veya özel kreşe giden okul öncesi çocuğu değilse bu çift geçinir.

çocuk varsa, çocuğun veya ailenin geleceğini garanti altına almak için yatırım/birikim yapılmak isteniyorsa, çocuğun eğitim masrafı varsa, söz gelimi özel kreşe gidiyorsa, liselere veya üniversiye giriş sınavına hazırlık amacıyla özel ders alıyorsa veya özel okula gönderilmek isteniyorsa, araba varsa, ayda 1 kez olsun, dışarda paralı bir etkinlik yapılıyorsa en basitinden tavuk dönerci harici normal ortalama, makul kalitede bir restoranda yemek yemek gibi, dengeli ve sağlıklı beslenmek için gerekli ortalama gıda tüketimi yapılmak isteniyorsa vs vs. bu çift hayatta kalamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
kimse de dememiş ki ben bu kadar maaş alırken niye geçinemiyorum diye. sadece eksiye basıp geçmişler. tr şartlarında şu anda ne kadar maaş alırsan al yetmiyor. bulgaristan da ki şirketimizde 1000 dolar maaş verdiğimiz adam öyle mutlu yaşıyor ki. her gün etini yiyor. akşam oldu mu şıkır şıkır giyinip mekana gidiyor. istediği gibi yiyip içiyor. hatta geçen hafta bir çalışan işe gidip gelmek için 600euroya pejo 206 araba almış, gayet de yetiyor.

herkes sistemin kölesi olmuş. aldığı araba, ev ile prestij sahibi olabileceğini düşünüyor. cebinin kalınlığı değilde beyninin derinliğinin önemli olduğunu bilmiyor. her neyse siz yine yanıtımı eksiye basıp, 150-200bin maaş alarak o beş para etmez güvenlikli beton evinizde oturup çakma suvlara binmeye devam edin. bunlara ulaşmak içinde borç ödeyip, ne konser, ne tiyatro, ne bir etkinlik yapıp ot gibi yaşamaya devam edin. elin yabancısı da işten çıkışta bir pub a uğrayıp bir kadeh içsin. sonra ev halkını alıp güzel bir yerde güzel bir yemek yesin. peşine de iyi bir yerde müzik dinlesin. ve bunların hepsini en azından haftada bir yapabilsin. en basiti kapı komşumuz Yunanistan'a giderseniz nasıl yaşadıklarını görürsünüz. adamlar dededen kalma evde hatta onda kalma eşyalar ile yaşıyor ama akşam oldu mu herkes dışarıda keyifte ve eğlencede. en önemlisi de insanlar gülümsüyor ve mutlu.

bunların soruyla ne alakası var diyebilirsiniz. evet bir alakası yok. sadece insanların bu kadar kanıksamış olması canımı sıkıyor.
-2
gercekdunya
(12.06.26)
satış sonrası kıdemli teknik destek mühendisine 75 - 90 bin arası vermeyi düşünen distribütör duydum.

romanya'da it support turkish speaker'a home office'te çalışırken 7000, giriş seviyesi yazılım satış turkish speaker'a 9000 lei fiyat çekiyorlar.

romanya daha çok tercih edilesi.

o yüzden bir türlü dönemedim ben de.

hiç ayrılmayacaktım belki.
0
rain when i die
(12.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(19)

26 yas kadin 37 yas erkek iliskisi

Purple life
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.olur mu sizce?
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?

bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.

olur mu sizce?
-7
Purple life
(08.06.26)
adam kadını taze bir ten olarak görüyordu..
+2
birdirbir
(08.06.26)
Gayet normal yaşlar.
-1
benaslindayohum
(09.06.26)
Babamla annem arasinda 11 yas var. Kendi kendilerine tanisip beraber olmuslar zamaninda. Demek ki oluyor.
+2
synesthesia
(09.06.26)
@synth, bu konu özelinde adamin baska bir cocugu da var. Konu sadece yaş degil bu durumda.
-2
🌸Purple life
(09.06.26)
cocuk meselesi artik kadinin bilecegi is ne diyelim. sayfalarca entry var sozlukte bununla ilgili zaten.
0
synesthesia
(09.06.26)
kadın buna nasıl okey oluyo ki? adam açısından şahane. kadın açısından olmaz, olmamalı. yazık olur
+3
jelly bear
(09.06.26)
Seks bile olmaz.
-5
Cezcez
(09.06.26)
16 yaşındaki çocuk erkekse ,olmaz. Ortalık fena karışır malesef
+2
denizciman
(09.06.26)
olmaz diyoruz gelip eksi atıyorlar olur diyoruz mal mal tepki veriyorlar. valla artık 3 yaş bile fazla.
-1
mikahakkinen
(09.06.26)
Çocuklar olmasa yaş farkında sıkıntı yok derdim ama hem yaş farkı hem çocuk detayı olmaz bence.
Çok ciddiye almasın, takılsın derim.
-2
mutekebbir
(09.06.26)
çocuktan dolayı olmaz
-2
yenibirgüzelnick
(09.06.26)
Ben denemiştim olmamıştı. Ne isteyip, ne beklediğine bağlı değişebilir. Olduran vardır.
0
Kediyi üzdün
(09.06.26)
Bence zaten seks olur, temeli seks olur bu iliskinin. Ayrica cocuk da buyuk sayilir, uni muni vesilesiyle 2 seneye baska eve cikarsa cocuk da bir faktor sayilmaz bence.

Olabilirligi var.
+1
baldur2
(09.06.26)
olur bişe olmaz.
+2
kveldulv
(09.06.26)
Adam zenginse olur. Olmuşu var, hala devam ediyorlar.
0
duhan
(09.06.26)
olmasa iyi olur.
0
lil siztah
(09.06.26)
başka erkek mi bulamadın derdim. yaş farkından dolayı değil çocuklu olmasından dolayı.
0
false pretension
(09.06.26)
oğlanın çocuk olmasa çok süper olurdu.
benim de hayalim açıkçası 10 yaş farkı.
0
rain when i die
(09.06.26)
olmaz bence.
çok sığ düşünürsem hatta adam çok zenginse belki olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
0
elorelia
(10.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.